Ali b. Muhammed’in, adı belirtilmeyen bir raviden, onun Ahmed b. Muhammed b. İsa’dan, onun Muhammed b. Humrân’dan, onun Fazl b. Seken’den rivayet ettiğine göre Ebu Abdullah şöyle dedi:
Emîru’l-Mü’minîn şöyle buyurmuştur:
“Allah’ı Allah ile tanıyın; Resûlü risaletle tanıyın; ulu’l-emri ise iyiliği emretmeleri, adalet ve ihsanla hükmetmeleri sayesinde tanıyın.”
Muhammed b. Yakub şöyle demiştir:
“‘Allah’ı Allah ile tanıyın’ sözünün anlamı şudur: Allah şahısları, nurları, cevherleri ve varlıkları yaratmıştır. Varlıklar bedenlerdir; cevherler ise ruhlardır. Yüce ve aziz olan Allah ne bir bedene benzer ne de bir ruha. Duyan, algılayan ve idrak eden ruhun yaratılmasında hiçbir kimsenin payı ve etkisi yoktur. Ruhları ve bedenleri yaratmada tek başına olan O’dur. Bir kimse Allah’tan hem bedenlere benzemeyi hem de ruhlara benzemeyi kaldırdığında, Allah’ı Allah ile tanımış olur. Fakat O’nu ruha, bedene veya nura benzetirse, Allah’ı Allah ile tanımış olmaz.”