"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Etiket: Kafi Tevhid 24

Kafi 378

Ali b. Muhammed b. Abdullah, Ahmed b. Ebî Abdullah’tan, o da babasından, o da Muhammed b. Süleyman ed-Deylemî’den, o da Ali b. İbrahim el-Hâşimî’den rivayet etti. Ali b. İbrahim şöyle dedi: Mûsâ b. Ca‘fer’in şöyle buyurduğunu işittim: “Allah’ın dilediği, irade ettiği, takdir ettiği ve hükmettiği dışında hiçbir şey meydana gelmez.” Ben, “Allah’ın dilemesi ne demektir?” diye sordum. Buyurdu ki: “Fiilin başlangıcıdır.” Ben, “Takdir etmesi ne demektir?” diye sordum. Buyurdu ki: “Bir şeyin uzunluğunu ve genişliğini belirlemesidir.” Ben, “Hükmetmesi ne demektir?” diye sordum. Buyurdu ki: “Bir şey hakkında hüküm verdiğinde onu yürürlüğe koyar. İşte bu, artık geri çevrilmesi mümkün olmayan şeydir.”

Kafi 379

Ali b. İbrahim, Muhammed b. Îsâ’dan, o da Yûnus b. Abdurrahman’dan, o da Ebân’dan, o da Ebû Basîr’den rivayet etti. Ebû Basîr şöyle dedi: Ebû Abdullah’a, “Allah diledi, irade etti, takdir etti ve hükmetti mi?” diye sordum. Buyurdu ki: “Evet.” Ben, “Peki sevdi mi?” dedim. Buyurdu ki: “Hayır.” Bunun üzerine, “Nasıl olur da Allah bir şeyi dilemiş, irade etmiş, takdir etmiş ve hükmetmiş olur da onu sevmemiş olur?” diye sordum. Buyurdu ki: “Bize böyle ulaşmıştır.”

Kafi 380

Abdullah b. Sinân’dan rivayet edilmiştir. Ebû Abdullah’ın şöyle buyurduğunu işittim: “Allah emrettiği hâlde dilememiştir; dilediği hâlde emretmemiştir. İblis’e Âdem’e secde etmesini emretmiş, fakat secde etmemesini dilemiştir; eğer secde etmesini dilemiş olsaydı mutlaka secde ederdi. Yine Âdem’i ağaçtan yemekten yasaklamış, fakat ondan yemesini dilemiştir; eğer yemesini dilememiş olsaydı ondan yemezdi.”

Kafi 381

Ali b. İbrahim, Muhtâr b. Muhammed el-Hemedânî’den; Muhammed b. Hasan da Abdullah b. Hasan el-Alevî’den; her ikisi de Feth b. Yezîd el-Cürcânî’den rivayet etmişlerdir. Ebü’l-Hasan şöyle buyurdu: “Şüphesiz Allah’ın iki iradesi ve iki meşîeti vardır: biri kesin irade, diğeri azim iradesidir. Allah bazen yasaklar, fakat o şeyin meydana gelmesini diler; bazen de emreder, fakat onun meydana gelmesini dilemez. Görmez misin ki Allah, Âdem ile eşini ağaçtan yemekten yasakladı, fakat onların yemesini diledi. Eğer onların yemesini dilememiş olsaydı, onların meşîeti Allah’ın meşîetine üstün gelemezdi. Yine İbrahim’e İshak’ı boğazlamasını emretti, fakat onun boğazlanmasını dilemedi. Eğer onun boğazlanmasını dilemiş olsaydı, İbrahim’in meşîeti Allah’ın meşîetine üstün gelemezdi.”

Kafi 382

Ali b. İbrahim, babasından, o da Ali b. Ma‘bed’den, o da Dürüst b. Ebî Mansûr’dan, o da Fudayl b. Yesâr’dan rivayet etti. Fudayl şöyle dedi: Ebû Abdullah’ın şöyle buyurduğunu işittim: “Allah, hiçbir şeyin kendi ilmi dışında meydana gelmemesini diledi ve bunu irade etti; fakat Allah’ın üçün üçüncüsü denilmesini sevmediği gibi kulları için küfrü de razı görmedi.”

Kafi 383

Muhammed b. Yahyâ, Ahmed b. Muhammed b. Ebî Nasr’dan rivayet etti. Ebü’l-Hasan er-Rızâ şöyle buyurdu:

“Allah şöyle buyurmuştur: Ey Âdemoğlu! Benim meşîetim sayesinde sen, kendin için dilediğini dileyebilen bir kimse oldun. Benim kuvvetim sayesinde farzlarımı yerine getirdin. Benim nimetim sayesinde bana isyan etmeye güç buldun. Seni işiten, gören ve güçlü biri kıldım. Sana ulaşan her iyilik Allah’tandır; sana ulaşan her kötülük ise kendindendir. Bunun sebebi şudur ki ben senin iyiliklerine senden daha layığım, sen de kötülüklerine benden daha layıksın. Çünkü ben yaptıklarımdan sorgulanmam; onlar ise sorgulanırlar.” (Nisâ 79), (Enbiyâ 23)

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/kafi-382/,https://kutsalayet.de/kafi-384/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız