"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Etiket: Kafi Tevhid 12

Kafi 293

Muhammed b. Yahyâ el-Attâr’ın, Ahmed b. Muhammed b. İsa el-Eş‘arî’den, onun Hüseyin b. Saîd el-Ehvâzî’den, onun Nadr b. Süveyd’den, onun Âsım b. Humeyd’den rivayet ettiğine göre Ebu Abdullah şöyle buyurdu:

Ben:

“Allah daima irade sahibi miydi?” diye sordum.

Şöyle buyurdu:

“İrade sahibi olan kimse ancak irade edilen bir şeyle birlikte düşünülebilir. Allah ise daima bilendir ve kudret sahibidir; sonra irade etmiştir.”

Kafi 294

Muhammed b. Ebi Abdullah’ın, Muhammed b. İsmail’den, onun Hüseyin b. Hasan’dan, onun Bekr b. Salih’ten, onun Ali b. Esbât’tan, onun Hasan b. Cehm’den, onun Bükeyr b. A‘yen’den rivayet ettiğine göre Bükeyr şöyle dedi:

Ebu Abdullah’a:

“Allah’ın ilmi ile meşîeti (dilemesi) farklı mıdır, yoksa aynı şey midir?” diye sordum.

Bunun üzerine şöyle buyurdu:

“İlim, meşîetin kendisi değildir. Görmüyor musun, sen:

‘Bunu Allah dilerse yapacağım.’

dersin; fakat:

‘Bunu Allah bilirse yapacağım.’

demezsin. Senin ‘Allah dilerse’ demen, henüz dilemenin gerçekleşmediğine delildir. Allah dilediği zaman ise dilediği şey, dilediği şekilde gerçekleşir. Allah’ın ilmi ise meşîetten öncedir.”

Kafi 295

Ahmed b. İdrîs’in, Muhammed b. Abdülcebbâr’dan, onun Safvân b. Yahyâ’dan rivayet ettiğine göre Safvân şöyle dedi:

Ebu’l-Hasan’a:

“Allah’ın iradesi ile kulların iradesi hakkında bana bilgi ver.” dedim.

Bunun üzerine şöyle buyurdu:

“Kulların iradesi, içlerinde taşıdıkları niyet ve bundan sonra ortaya koydukları fiildir. Allah Teâlâ’nın iradesi ise bir şeyi meydana getirmesinden başka bir şey değildir. O sadece o şey için ‘Ol’ der ve o da oluverir. Bu, herhangi bir lafızla, dille yapılan bir konuşmayla, zihinsel bir yönelişle, düşünceyle veya tasarlamayla gerçekleşmez. Bunun bir keyfiyeti yoktur; tıpkı O’nun zâtı için de bir keyfiyet bulunmadığı gibi.”

Kafi 296

Ali b. İbrahim’in, babasından, onun İbn Ebi Umeyr’den, onun Ömer b. Uzeyne’den rivayet ettiğine göre Ebu Abdullah şöyle buyurdu:

“Allah meşîeti (dilemeyi) kendi kendisiyle yarattı; sonra bütün eşyayı meşîet ile yarattı.”

Kafi 297

Ashabımızdan bir grubun, Ahmed b. Muhammed el-Berkî’den, onun Muhammed b. İsa’dan, onun Meşrikî Hamza b. el-Mürtefi‘den, onun da ashabımızdan bazı kimselerden rivayet ettiğine göre şöyle dedi:

Ebu Cafer’in meclisinde bulunuyordum. Bu sırada Amr b. Ubeyd içeri girdi ve:

“Size feda olayım! Yüce Allah’ın şu sözü hakkında ne dersiniz:

‘Kim benim gazabıma uğrarsa gerçekten helâk olmuş olur.’ (Tâhâ 81)

Burada geçen gazap nedir?” dedi.

Bunun üzerine Ebu Cafer şöyle buyurdu:

“Bu, azaptır. Ey Amr! Kim Allah’ın bir hâlden başka bir hâle geçtiğini iddia ederse, O’nu yaratılmışların sıfatıyla nitelemiş olur. Şüphesiz Allah Teâlâ’yı hiçbir şey harekete geçirip değiştiremez.”

Kafi 298

Ali b. İbrahim’in, babasından, onun Abbas b. Amr’dan, onun Hişam b. Hakem’den rivayet ettiği; zındığın Ebu Abdullah’a sorduğu uzun hadiste zındık şöyle dedi:

“Öyleyse Allah için rıza ve gazap da var mıdır?”

Ebu Abdullah şöyle buyurdu:

“Evet vardır; fakat bu, yaratılmışlarda görüldüğü şekilde değildir. Çünkü rıza, yaratılmışta ortaya çıkan ve onu bir hâlden başka bir hâle geçiren bir durumdur. Bunun sebebi, yaratılmışın iç yapıya sahip, etkilenebilir ve bileşik bir varlık olmasıdır; eşyanın ona giriş yolu vardır. Bizim yaratıcımızda ise eşyanın giriş yolu yoktur. Çünkü O, zâtı bakımından bir ve mânâ bakımından birdir. Bu sebeple O’nun rızası sevabıdır, gazabı ise cezasıdır. Fakat bunlar, O’nun içine girip O’nu harekete geçiren ve bir hâlden başka bir hâle nakleden bir şey sebebiyle değildir. Çünkü böyle bir değişim, ancak âciz ve muhtaç yaratılmışların sıfatlarındandır.”

Kafi 299

Ashabımızdan bir grubun, Ahmed b. Muhammed b. Hâlid’den, onun babasından, onun İbn Ebi Umeyr’den, onun İbn Uzeyne’den, onun Muhammed b. Müslim’den rivayet ettiğine göre Ebu Abdullah şöyle buyurdu:

“Meşîet (dileme) sonradan meydana gelmiştir.”

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/kafi-298/,https://kutsalayet.de/kafi-300/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız