Kafi 2190:
Bir grup ravi, Ahmed b. Muhammed, Ali b. Hakem, Ömer b. Ebân, Îsâ b. Ebî Mansûr ve Ebû Abdullah’tan rivayet etti. Buyurdu ki: “Müminin mümin üzerindeki haklarından biri ona samimiyetle nasihat etmesidir.”
Kafi İman 89
Kafi 2191:
Ahmed b. Muhammed, İbn Mahbûb, Muâviye b. Vehb ve Ebû Abdullah’tan rivayet etti. Buyurdu ki: “Müminin mümin üzerindeki hakkı, onun yanında bulunduğunda da bulunmadığında da ona karşı samimi ve hayırhah olmasıdır.”
Kafi 2192:
İbn Mahbûb, İbn Riâb, Ebû Ubeyde el-Hazzâ ve Ebû Cafer’den rivayet etti. Buyurdu ki: “Müminin mümin üzerindeki hakkı ona nasihat etmesidir.”
Kafi 2193:
İbn Mahbûb, Amr b. Şimr, Câbir ve Ebû Cafer’den rivayet etti. Resulullah şöyle buyurdu: “Sizden biri kardeşine, kendisine nasihat ettiği gibi nasihat etsin.”
Kafi 2194:
Ali b. İbrahim, babası, Nevfelî, Sekûnî ve Ebû Abdullah’tan rivayet etti. Resulullah şöyle buyurdu: “Kıyamet günü Allah katında insanların makam bakımından en yücesi, yeryüzünde O’nun kullarına nasihat etmek için en çok çalışan kimse olacaktır.”
Kafi 2195:
Ali b. İbrahim, babası, Kasım b. Muhammed, Minkarî ve Süfyân b. Uyeyne’den rivayet etti. Ebû Abdullah’ın şöyle buyurduğunu işittim: “Allah’ın kullarına karşı samimi davranmaya ve onlar için hayır istemeye sarılın; çünkü Allah’a bundan daha üstün bir amelle kavuşamazsınız.”