"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Kafi İman 54

Kafi 1781: Ali b. İbrahim → babası → İbn Ebû Umeyr → Hişâm b. Hakem → Ebû Abdullah.

Ali b. Hüseyin şöyle derdi:

Kendi nefsimin aşağılanması karşılığında kızıl develere sahip olmayı istemem. İçtiğim hiçbir yudum, sahibine karşılık vermediğim bir öfke yudumundan daha sevgili olmamıştır.
Kafi 1782: Muhammed b. Yahyâ → Ahmed b. Muhammed b. Îsâ → Muhammed b. Sinân ve Ali b. Nu‘mân → Ammâr b. Mervân → Zeyd eş-Şahhâm → Ebû Abdullah.

Sabredilen öfke ne güzel bir yudumdur! Çünkü büyük mükâfat ancak büyük imtihanla beraberdir. Allah bir toplumu sevdiğinde mutlaka onları imtihan eder.
Kafi 1783: Muhammed b. Yahyâ → Ali b. Nu‘mân ve Muhammed b. Sinân → Ammâr b. Mervân → Ebû'l-Hasan el-Evvel.

Nimet düşmanlarına karşı sabret. Çünkü senin hakkında Allah'a isyan eden kimseye verebileceğin en üstün karşılık, onun hakkında Allah'a itaat etmendir.
Kafi 1784: Muhammed b. Yahyâ → Muhammed b. Sinân → Sâbit Mevlâ Âli Harîz → Ebû Abdullah.

Düşmanların hâkimiyeti altında iken onlara karşı duyulan öfkeyi takiyye sebebiyle bastırmak, buna sarılan kimse için bir tedbir ve dünyadaki belalardan korunma yoludur. Onların hâkimiyeti altında takiyye olmaksızın düşmanlık etmek ve onlarla sürtüşmek ise Allah'ın emrini terk etmektir. İnsanlarla iyi geçinin ki bu davranış sizin onların yanında değer kazanmanıza sebep olsun. Onlara düşmanlık etmeyin ki onları kendi boyunlarınıza bindirip sonunda zillete düşmeyesiniz.
Kafi 1785: Ali b. İbrahim → bazı ashabı → Mâlik b. Husayn es-Sekûnî.

Ebû Abdullah şöyle buyurdu:

Hiçbir kul yoktur ki öfkesini bastırsın da Allah ona dünya ve ahirette izzet vermesin. Allah şöyle buyurmuştur: “Öfkelerini yutanlar, insanları affedenlerdir. Allah iyilik yapanları sever.” (Âl-i İmrân 134) Allah da onun bastırdığı öfkenin karşılığını verir.
Kafi 1786: Ashabımızdan bir topluluk → Ahmed b. Muhammed b. Hâlid → İsmail b. Mihrân → Seyf b. Umeyre → Ebû Abdullah'tan işiten bir ravi.

Kim, uygulamaya gücü yettiği hâlde öfkesini bastırırsa, Allah kıyamet günü onun kalbini kendi rızasıyla doldurur.
Kafi 1787: Ebû Ali el-Eş‘arî → Muhammed b. Abdülcebbâr → İbn Faddâl → Gâlib b. Osman → Abdullah b. Münzir → el-Vassâfî → Ebû Cafer.

Kim uygulamaya gücü yettiği hâlde öfkesini bastırırsa, Allah kıyamet günü onun kalbini güven ve imanla doldurur.
Kafi 1788: Hüseyin b. Muhammed → Muallâ b. Muhammed → Hasan b. Ali el-Veşşâ → Abdülkerîm b. Amr → Ebû Üsâme Zeyd eş-Şahhâm → Ebû Abdullah.

Bana şöyle buyurdu:

Ey Zeyd! Nimet düşmanlarına karşı sabret. Çünkü senin hakkında Allah'a isyan eden kimseye verebileceğin en üstün karşılık, onun hakkında Allah'a itaat etmendir.

Ey Zeyd! Allah İslam'ı seçmiş ve onu üstün kılmıştır. Siz de ona cömertlik ve güzel ahlâkla iyi arkadaşlık edin.
Kafi 1789: Ali b. İbrahim → Muhammed b. Îsâ → Yûnus → Hafs Beyyâu's-Sâbirî → Ebû Hamza → Ali b. Hüseyin.

Resulullah şöyle buyurdu:

Allah'a giden yollar içinde en sevimli olan iki yudum vardır: Birincisi, yumuşaklıkla bastırılan öfke yudumu; ikincisi ise sabırla karşılanan musibet yudumudur.
Kafi 1790: Ali b. İbrahim → babası → Hammâd → Rib‘î → ismi belirtilmeyen ravi → Ebû Cafer.

Babam bana şöyle dedi:

Ey oğlum! Babanın gözünü, sonucu sabır olan bir öfke yudumundan daha çok aydınlatan hiçbir şey yoktur. Ben de nefsimin aşağılanması karşılığında kızıl develere sahip olmayı istemem.
Kafi 1791: Ali b. İbrahim → babası → İbn Ebû Umeyr → Muâviye b. Vehb → Muâz b. Müslim → Ebû Abdullah.

Nimet düşmanlarına karşı sabredin. Çünkü senin hakkında Allah'a isyan eden kimseye verebileceğin en üstün karşılık, onun hakkında Allah'a itaat etmendir.
Kafi 1792: Ali b. İbrahim → babası → İbn Ebû Umeyr → Hallâd → Sümâlî → Ali b. Hüseyin.

Şöyle buyurdu:

Kendi nefsimin aşağılanması karşılığında kızıl develere sahip olmayı istemem. İçtiğim hiçbir yudum, sahibine karşılık vermediğim bir öfke yudumundan daha sevgili olmamıştır.
Kafi 1793: Ashabımızdan bir topluluk → Ahmed b. Muhammed → Veşşâ → Müsennâ el-Hannât → Ebû Hamza.

Ebû Abdullah şöyle buyurdu:

Kulun içtiği hiçbir yudum, kalbinde dolaşıp dururken sabır veya yumuşaklıkla bastırdığı öfke yudumundan Allah'a daha sevgili değildir.
https://kutsalayet.de/kafi-1792/,https://kutsalayet.de/kafi-1794/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız