"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Kafi İman 37

Kafi 1611: Ali b. İbrahim, babasından; o İbn Ebî Umeyr’den; o Ebü’l-Mağrâ’dan; o Zeyd eş-Şahhâm’dan; o Amr b. Saîd b. Hilâl es-Sekafî’den rivayet etti. O şöyle dedi:

Ebû Abdullah’a dedim ki:

“Ben sizinle ancak yıllar sonra görüşebiliyorum. Bana sarılacağım bir şey söyleyin.”

Buyurdu ki:

“Sana Allah’tan sakınmayı, vera‘ sahibi olmayı ve gayret göstermeyi tavsiye ederim. Bil ki içinde vera‘ bulunmayan gayret fayda vermez.”
Kafi 1612: Muhammed b. Yahyâ, Ahmed b. Muhammed’den; o Hasan b. Mahbûb’dan; o Hadîd b. Hakîm’den rivayet etti. O şöyle dedi:

Ebû Abdullah’ın şöyle buyurduğunu işittim:

“Allah’tan sakının ve dininizi vera‘ ile koruyun.”
Kafi 1613: Ebû Ali el-Eş‘arî, Muhammed b. Abdülcebbâr’dan; o Safvân b. Yahyâ’dan; o Yezîd b. Halîfe’den rivayet etti. O şöyle dedi:

Ebû Abdullah bize öğüt verdi, emirlerde bulundu ve dünyaya rağbet etmemeyi tavsiye etti. Sonra şöyle buyurdu:

“Vera‘a sarılın. Çünkü Allah katındaki şeylere ancak vera‘ ile ulaşılır.”
Kafi 1614: Ashabımızdan bir grup, Ahmed b. Muhammed b. Hâlid’den; o İbn Faddâl’dan; o Ebû Cemîle’den; o İbn Ebî Ya‘fûr’dan; o da Ebû Abdullah’tan rivayet etti. O şöyle buyurdu:

“İçinde vera‘ bulunmayan gayret fayda vermez.”
Kafi 1615: O, babasından; o Fedâle b. Eyyûb’dan; o Hasan b. Ziyâd es-Saykal’dan; o Fudayl b. Yesâr’dan rivayet etti. O şöyle dedi:

Ebû Cafer şöyle buyurdu:

“İbadetin en şiddetlisi vera‘dır.”
Kafi 1616: Muhammed b. Yahyâ, Ahmed b. Muhammed b. Îsâ’dan; o Muhammed b. İsmail b. Bezî‘den; o Hanân b. Sedîr’den rivayet etti. Hanân şöyle dedi:

Ebû’s-Sabbâh el-Kinânî, Ebû Abdullah’a dedi ki:

“İnsanlardan sizin hakkınızda neler çektiğimizi biliyor musunuz?”

Ebû Abdullah:

“Benim yüzümden insanlardan ne görüyorsunuz?” buyurdu.

O dedi ki:

“Bizimle bir adam arasında konuşma geçiyor da hemen ‘Bu habis bir Caferîdir’ diyor.”

Ebû Abdullah buyurdu:

“İnsanlar sizi benim yüzümden mi ayıplıyorlar?”

Ebû’s-Sabbâh:

“Evet.” dedi.

Bunun üzerine buyurdu ki:

“Allah’a yemin ederim ki aranızda Cafer’e gerçekten uyanların sayısı ne kadar da azdır! Benim ashabım ancak vera‘ı şiddetli olan, yaratıcısı için amel eden ve O’nun sevabını uman kimselerdir. İşte onlar benim ashabımdır.”
Kafi 1617: Hanân b. Sedîr, Ebû Sâre el-Gazzâl’den; o da Ebû Cafer’den rivayet etti. O şöyle buyurdu:

“Allah Azze ve Celle buyurdu ki:

‘Ey Âdemoğlu! Sana haram kıldığım şeylerden uzak dur ki insanların en vera‘ sahibi olanı olasın.’”
Kafi 1618: Ali b. İbrahim, babasından; Ali b. Muhammed de Kâsım b. Muhammed’den; o Süleyman el-Minkarî’den; o Hafs b. Gıyâs’tan rivayet etti. Hafs şöyle dedi:

Ebû Abdullah’a vera‘ sahibi insanın kim olduğunu sordum.

Buyurdu ki:

“Allah Azze ve Celle’nin haramlarından sakınan kimsedir.”
Kafi 1619: Muhammed b. Yahyâ, Ahmed b. Muhammed b. Îsâ’dan; o Ali b. Nu‘mân’dan; o Ebû Üsâme’den rivayet etti. O şöyle dedi:

Ebû Abdullah’ın şöyle buyurduğunu işittim:

“Allah’tan sakınmaya, vera‘a, gayrete, doğru sözlülüğe, emaneti yerine getirmeye, güzel ahlâka ve iyi komşuluğa sarılın. İnsanları dillerinizle değil, hâlinizle kendinize davet edin. Süs olun, leke olmayın. Uzun rükû ve secdelere devam edin. Çünkü sizden biri rükû ve secdeyi uzattığında İblis onun arkasından feryat eder ve:

‘Yazık ona! O itaat etti, ben isyan ettim; o secde etti, ben ise reddettim.’ der.”
Kafi 1620: Muhammed b. Yahyâ, Ahmed b. Muhammed b. Îsâ’dan; o Ali b. Ebî Zeyd’den; o da babasından rivayet etti. O şöyle dedi:

Ebû Abdullah’ın yanında bulunuyordum. Derken Îsâ b. Abdullah el-Kummî içeri girdi. Ebû Abdullah ona hoş geldin dedi, onu yanına yaklaştırdı ve sonra şöyle buyurdu:

“Ey Îsâ b. Abdullah! Bir şehirde yüz bin veya daha fazla insan bulunup da o şehirde kendisinden daha vera‘ sahibi biri olan kimse bizden değildir ve onun için bir değer de yoktur.”
Kafi 1621: O, Ahmed b. Muhammed b. Îsâ’dan; o İbn Faddâl’dan; o Ali b. Ukbe’den; o Ebû Kehmes’ten; o Amr b. Saîd b. Hilâl’den rivayet etti. O şöyle dedi:

Ebû Abdullah’a:

“Bana öğüt ver.” dedim.

Buyurdu ki:

“Sana Allah’tan sakınmayı, vera‘ı ve gayreti tavsiye ederim. Bil ki içinde vera‘ bulunmayan gayret fayda vermez.”
Kafi 1622: O, Ahmed b. Muhammed’den; o Ali b. Hakem’den; o Seyf b. Umeyre’den; o Ebû’s-Sabbâh el-Kinânî’den; o da Ebû Cafer’den rivayet etti. O şöyle buyurdu:

“Bize vera‘ ile yardımcı olun. Çünkü sizden kim Allah Azze ve Celle’ye vera‘ ile kavuşursa, Allah katında onun için kurtuluş vardır.

Allah Azze ve Celle şöyle buyurmuştur:

‘Kim Allah’a ve Resûle itaat ederse işte onlar Allah’ın kendilerine nimet verdiği nebiler, sıddıklar, şehitler ve salihlerle beraberdir. Onlar ne güzel arkadaştır.’ (Nisâ 69)

Nebî bizdendir, sıddık bizdendir, şehitler ve salihler de bizdendir.”
Kafi 1623: Ali b. İbrahim, babasından; o İbn Mahbûb’dan; o İbn Riâb’dan; o da Ebû Abdullah’tan rivayet etti. O şöyle buyurdu:

“Biz, bir kimseyi bütün işlerimizde bize uyan ve bizim yolumuzu isteyen biri olmadıkça mümin saymayız.

Dikkat edin! Bizim işimize uymanın ve onu istemenin bir parçası da vera‘dır. Öyleyse onunla süslenin, Allah size merhamet etsin. Düşmanlarımızı bununla öfkelendirin ki Allah sizi yüceltsin.”
Kafi 1624: Muhammed b. Yahyâ, Ahmed b. Muhammed’den; o Haccâl’den; o Alâ’dan; o İbn Ebî Ya‘fûr’dan rivayet etti. O şöyle dedi:

Ebû Abdullah şöyle buyurdu:

“İnsanları dillerinizle değil, hâlinizle davet edin. Onlar sizden vera‘ı, gayreti, namazı ve hayrı görsünler. Çünkü bunlar başlı başına bir davettir.”
Kafi 1625: Hüseyin b. Muhammed, Ali b. Muhammed b. Saîd’den; o Muhammed b. Müslim’den; o Muhammed b. Hamza el-Alevî’den rivayet etti. O şöyle dedi:

Ubeydullah b. Ali bana, Ebü’l-Hasan el-Evvel’den naklen haber verdi. O şöyle buyurdu:

“Babamın sık sık şöyle dediğini işitirdim:

‘Kadınların evlerinin içinde onun vera‘ından söz etmediği kimse bizim Şiamızdan değildir. İçinde on bin kişinin bulunduğu bir köyde Allah’ın yaratıklarından kendisinden daha vera‘ sahibi biri bulunan kimse de bizim dostlarımızdan değildir.’”
https://kutsalayet.de/kafi-1624/,https://kutsalayet.de/kafi-1626/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız