Kafi 2925:
Ali b. İbrahim, babasından; ashabımızdan bir grup da Sehl b. Ziyad'dan; Muhammed b. Yahya da Ahmed b. Muhammed'den; hepsi İbn Mahbûb'dan, o Muhammed b. Numan el-Ahvel'den, o da Sellâm b. el-Müstenîr'den nakletti. Sellâm şöyle dedi:
Ebu Cafer'in yanında bulunuyordum. Hümrân b. A‘yen onun yanına girdi ve kendisine bazı meseleler sordu. Hümrân kalkmak istediğinde Ebu Cafer'e şöyle dedi:
“Allah ömrünü bizim için uzun etsin ve bizi senden faydalandırmaya devam etsin. Biz senin yanına geliyoruz; senin yanından ayrılıncaya kadar kalplerimiz yumuşuyor, nefislerimiz dünyadan uzaklaşıyor ve insanların ellerindeki mallar gözümüzde değersizleşiyor. Sonra senin yanından çıkıyoruz; insanlarla ve tüccarlarla birlikte olduğumuz zaman ise dünyayı sevmeye başlıyoruz.”
Bunun üzerine Ebu Cafer şöyle buyurdu:
“Kalpler böyledir; bazen katılaşır, bazen de yumuşar.”
Sonra Ebu Cafer şöyle buyurdu:
“Şunu bilin ki Muhammed'in ashabı da şöyle demişti:
‘Ey Allah'ın Elçisi! Kendimiz hakkında nifaktan korkuyoruz.’
Allah'ın Elçisi:
‘Neden bundan korkuyorsunuz?’ buyurdu.
Onlar:
‘Senin yanında bulunduğumuz zaman bize öğüt veriyor, bizi teşvik ediyor ve bizi uyarıyorsun; bunun üzerine korkuya kapılıyor, dünyayı unutuyor ve ona karşı zâhidleşiyoruz. Hatta senin yanında iken ahireti, cenneti ve cehennemi görüyormuş gibi oluyoruz. Fakat senin yanından ayrılıp evlerimize girdiğimizde, çocuklarımızın kokusunu aldığımızda, ailemizi ve yakınlarımızı gördüğümüzde, neredeyse senin yanında bulunduğumuz hâlden başka bir hâle dönüşüyoruz; hatta sanki biraz önce hiçbir şey üzerinde değilmişiz gibi oluyoruz. Bunun bizim için nifak olmasından korkuyor musun?’ dediler.
Bunun üzerine Allah'ın Elçisi şöyle buyurdu:
‘Hayır. Bunlar şeytanın adımlarıdır; sizi dünyaya rağbet ettirmektedir. Allah'a yemin olsun ki eğer kendiniz için anlattığınız o hâl üzere sürekli kalsaydınız, melekler sizinle musafaha eder ve su üzerinde yürürdünüz. Eğer siz günah işlemeyip Allah'tan bağışlanma dilemeseydiniz, Allah mutlaka günah işleyip sonra Allah'tan bağışlanma dileyen bir topluluk yaratırdı da Allah da onları bağışlardı. Şüphesiz mümin, fitne ve imtihanlara maruz kalan, fakat çokça tövbe eden kimsedir. Allah'ın şu sözünü işitmedin mi: “Şüphesiz Allah çokça tövbe edenleri sever ve temizlenenleri sever.” (Bakara 222) Yine şöyle buyurmuştur: “Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra O'na tövbe edin.” (Hûd 3)’”