"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Kafi İman 177

Kafi 2906: Ali b. İbrahim, babasından, o Hammâd b. İsa'dan, o İbrahim b. Ömer el-Yemânî'den, o İbn Uzeyne'den, o Eban b. Ayyaş'tan, o Süleym b. Kays'tan nakletti. Süleym şöyle dedi: Ali’yi şöyle derken işittim: Bir adam ona gelip, “Kulun mümin olmasının en alt sınırı nedir, kulun kâfir olmasının en alt sınırı nedir ve kulun sapık olmasının en alt sınırı nedir?” diye sordu. Bunun üzerine ona şöyle buyurdu: “Sordun, öyleyse cevabı anla. Kulun mümin olmasının en alt sınırı, Allah’ın ona kendisini tanıtması, onun da Allah’a itaati kabul etmesi; Allah’ın ona peygamberini tanıtması, onun da ona itaati kabul etmesi; Allah’ın ona imamını, yeryüzündeki hüccetini ve kulları üzerindeki şahidini tanıtması, onun da ona itaati kabul etmesidir.” Adam dedi ki: “Ey Müminlerin Emiri, anlattığın şeylerin dışındaki her şeyi bilmese de mi?” Buyurdu ki: “Evet; emredildiğinde itaat eder, yasaklandığında da vazgeçerse.” “Kulun kâfir olmasının en alt sınırı ise Allah’ın yasakladığı bir şey hakkında Allah’ın onu emrettiğini iddia etmesi, onu üzerinde velayet kurduğu bir din hâline getirmesi ve kendisine bunu emrettiğini sandığı varlığa ibadet ettiğini zannetmesidir; hâlbuki o yalnızca şeytana ibadet etmektedir. Kulun sapık olmasının en alt sınırı ise Allah’ın kullarına itaatini emrettiği ve velayetini farz kıldığı hüccetini ve kulları üzerindeki şahidini tanımamasıdır.” Adam dedi ki: “Ey Müminlerin Emiri, onları bana açıkla.” Buyurdu ki: “Onlar, Allah’ın kendisi ve peygamberiyle birlikte zikrettiği kimselerdir; Allah şöyle buyurdu: ‘Ey iman edenler! Allah’a itaat edin, Resule itaat edin ve sizden olan emir sahiplerine de.’ (Nisâ 59)” Adam dedi ki: “Ey Müminlerin Emiri, Allah beni sana feda etsin, bunu bana daha açık anlat.” Buyurdu ki: “Onlar, Allah’ın kendisini yanına aldığı günün son hutbesinde Allah’ın Elçisi’nin hakkında şöyle dediği kimselerdir: ‘Ben içinizde iki şey bıraktım; onlara tutunduğunuz sürece benden sonra asla sapmayacaksınız: Allah’ın kitabı ve soyumdan olan Ehl-i Beyt’im. Her şeyden haberdar olan lütuf sahibi bana, bu ikisinin havuz başında bana ulaşıncaya kadar asla birbirinden ayrılmayacağını bildirdi.’ Sonra iki işaret parmağını birleştirdi ve ‘Şu ikisi gibi demiyorum’ diyerek işaret parmağıyla orta parmağını birleştirdi, çünkü biri diğerinin önüne geçebilirdi. ‘Öyleyse ikisine tutunun; kaymaz ve sapmazsınız. Onların önüne geçmeyin, yoksa saparsınız.’”
https://kutsalayet.de/kafi-2905/,https://kutsalayet.de/kafi-2907/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız