Kafi 2850:
Ali b. İbrahim, babasından, Hammâd b. Îsâ’dan, İbrahim b. Ömer el-Yemânî’den, Ömer b. Uzeyne’den, Ebân b. Ebî Ayyâş’tan, Süleym b. Kays el-Hilâlî’den, Müminlerin Emîri Ali’den nakletti:
“Küfür dört dayanak üzerine kurulmuştur: fısk, aşırılık, şüphe ve kuşku. Fısk da dört kola ayrılır: katılık, körlük, gaflet ve azgınlık. Katılaşan kimse hakkı küçümser, fakihlere buğz eder ve büyük günah üzerinde ısrar eder. Körleşen kimse zikri unutur, zanna uyar, yaratıcısına karşı çıkar, şeytan ona musallat olur ve tövbe etmeden, boyun eğmeden bağışlanma ister. Gaflete düşen kimse kendisine kötülük etmiş olur, gerisin geriye döner, sapıklığını doğru yol sanır, kuruntular onu aldatır ve iş bitirilip perde kaldırıldığında, hiç hesap etmediği şeyler ortaya çıktığında hasret ve pişmanlığa düşer. Allah’ın emrine karşı azgınlık eden şüpheye düşer; şüpheye düşeni Allah kudretiyle zelil eder ve azametiyle küçültür; tıpkı Kerîm olan Rabbine aldanıp O’nun emrinde kusur eden kimse gibi.
Aşırılık da dört kola ayrılır: görüşlerde derinleşmek, görüş uğruna çekişmek, sapmak ve ayrılık çıkarmak. Görüşlerde aşırı derinleşen kimse hakka dönmez, yalnızca dalgalı fitnelerin içinde daha da boğulur; üzerinden bir fitne kalkmadan başka bir fitne onu kuşatır, dini yırtılır ve karışık bir iş içinde yuvarlanıp gider. Görüş uğruna çekişen ve tartışan kimse uzun inatçılığı sebebiyle ahmaklıkla tanınır. Sapan kimsenin yanında iyilik çirkin, kötülük ise güzel görünür. Ayrılık çıkaran kimsenin yolları karışır, işi önüne engeller çıkarır ve müminlerin yolunu izlemediği takdirde kurtuluş yolu ona dar gelir.
Şüphe de dört kola ayrılır: kuşkuculuk, hevâ, kararsızlık ve teslimiyet. Bu Allah’ın şu sözüdür: “Rabbinin hangi nimetleri hakkında şüphe ediyorsun?” (Necm 55). Başka bir rivayette ise bunlar kuşkuculuk, hak karşısında korkuya kapılmak, kararsızlık ve cehalete ve cehalet ehline teslim olmaktır. Önündeki şeylerden korkan kimse gerisin geriye döner. Din hususunda kuşkuya düşen kimse şüphe içinde bocalar; ilk müminler onu geçer, sonrakiler ona yetişir ve şeytanın ayakları onu çiğner. Dünya ve ahiret helakine teslim olan kimse ikisinin arasında helak olur. Bundan kurtulan ise yakinin fazileti sayesinde kurtulur. Allah yakinden daha az bulunan bir şey yaratmamıştır.
Kuşku da dört kola ayrılır: süse hayran olmak, nefsin aldatması, eğriyi tevil etmek ve hakkı bâtılla karıştırmak. Çünkü süs insanı açık delilden uzaklaştırır, nefsin aldatması şehvete sürükler, eğrilik sahibini büyük bir sapmaya götürür ve hakkı bâtılla karıştırmak biri diğerinin üstüne yığılmış karanlıklardır. İşte küfür, onun dayanakları ve kolları bunlardır.”