Kafi 2656:
Muhammed b. Yahyâ, Ahmed b. Muhammed b. Îsâ’dan, o da İbn Mahbûb’dan, o da Ebû Muhammed el-Vâbişî’den rivayet etti. Şöyle dedi: Ebû Abdullah’ın şöyle buyurduğunu işittim:
“Hevâlarınızdan, düşmanlarınızdan sakındığınız gibi sakının. Çünkü insanlar için kendi hevâlarına uymaktan ve dillerinin biçtiklerinden daha büyük bir düşman yoktur.”
Kafi İman 135
Kafi 2657:
Ashabımızdan bir grup, Ahmed b. Muhammed b. Hâlid’den, o da babasından, o da Abdullah b. Kâsım’dan, o da Ebû Hamza’dan, o da Ebû Ca‘fer’den rivayet etti. Şöyle buyurdu: Resûlullah şöyle buyurdu:
“Allah Teâlâ buyurur ki: İzzetime, celâlime, azametime, kibriyâma, nuruma, yüceliğime ve makamımın yüksekliğine andolsun ki, hiçbir kul kendi hevâsını benim irademe tercih etmez ki onun işini darmadağın etmeyeyim, dünyasını ona karıştırmayayım, kalbini dünyayla meşgul etmeyeyim. Bununla birlikte ona dünyadan ancak kendisi için takdir ettiğim kadarını veririm.
İzzetime, celâlime, azametime, nuruma, yüceliğime ve makamımın yüksekliğine andolsun ki, hiçbir kul benim irademi kendi hevâsına tercih etmez ki meleklerimi onu korumakla görevlendirmeyeyim, gökleri ve yeri onun rızkına kefil kılmayayım. Ben her tüccarın ticaretinin arkasında onun için olurum ve dünya ona boyun eğmiş olarak gelir.”
“Allah Teâlâ buyurur ki: İzzetime, celâlime, azametime, kibriyâma, nuruma, yüceliğime ve makamımın yüksekliğine andolsun ki, hiçbir kul kendi hevâsını benim irademe tercih etmez ki onun işini darmadağın etmeyeyim, dünyasını ona karıştırmayayım, kalbini dünyayla meşgul etmeyeyim. Bununla birlikte ona dünyadan ancak kendisi için takdir ettiğim kadarını veririm.
İzzetime, celâlime, azametime, nuruma, yüceliğime ve makamımın yüksekliğine andolsun ki, hiçbir kul benim irademi kendi hevâsına tercih etmez ki meleklerimi onu korumakla görevlendirmeyeyim, gökleri ve yeri onun rızkına kefil kılmayayım. Ben her tüccarın ticaretinin arkasında onun için olurum ve dünya ona boyun eğmiş olarak gelir.”
Kafi 2658:
Hüseyin b. Muhammed, Muallâ b. Muhammed’den, o da Veşşâ’dan, o da Âsım b. Humeyd’den, o da Ebû Hamza’dan, o da Yahyâ b. Ukayl’den rivayet etti. Şöyle dedi: Müminlerin Emiri şöyle buyurdu:
“Ben sizin hakkınızda yalnız iki şeyden korkuyorum: Hevâya uymak ve uzun emel.
Hevâya uymak hakikatten alıkoyar; uzun emel ise ahireti unutturur.”
“Ben sizin hakkınızda yalnız iki şeyden korkuyorum: Hevâya uymak ve uzun emel.
Hevâya uymak hakikatten alıkoyar; uzun emel ise ahireti unutturur.”
Kafi 2659:
Ashabımızdan bir grup, Sehl b. Ziyâd’dan, o da Muhammed b. Hasan b. Şemmûn’dan, o da Abdullah b. Abdurrahman el-Esamm’dan, o da Abdurrahman b. Haccâc’dan rivayet etti. Şöyle dedi:
Ebû’l-Hasan bana şöyle buyurdu:
“İnişi sarp ve çetin olan kolay yokuştan sakın.”
Ebû Abdullah da şöyle buyururdu:
“Nefsi ve onun hevâsını serbest bırakma. Çünkü onun hevâsı, onun helâkindedir.
Nefsi arzularıyla baş başa bırakmak onun eziyetidir; nefsi arzuladıklarından alıkoymak ise onun ilacıdır.”
Ebû’l-Hasan bana şöyle buyurdu:
“İnişi sarp ve çetin olan kolay yokuştan sakın.”
Ebû Abdullah da şöyle buyururdu:
“Nefsi ve onun hevâsını serbest bırakma. Çünkü onun hevâsı, onun helâkindedir.
Nefsi arzularıyla baş başa bırakmak onun eziyetidir; nefsi arzuladıklarından alıkoymak ise onun ilacıdır.”