Kafi 73:
Ali b. Muhammed b. Abdullah’ın, Ahmed b. Muhammed’den, onun Muhammed b. Hâlid’den, onun Süleyman b. Cafer el-Ca‘ferî’den, onun da zikrettiği bir raviden, onun Ebu Abdullah’tan rivayet ettiğine göre Ebu Abdullah şöyle dedi:
Emîru’l-Mü’minîn şöyle buyururdu:
“Âlimin hakkı şudur: Ona çok soru sormamalısın, elbisesinden çekiştirmemelisin. Yanına girdiğinde ve yanında başka insanlar bulunduğunda hepsine selam vermeli, fakat onu ayrıca özel bir selamla selamlamalısın. Onun önünde oturmalı, arkasında oturmamalısın. Gözünle işaret etmemeli, elinle işaret etmemelisin. Onun sözüne karşı çıkmak için sürekli ‘Falanca şöyle dedi, filanca böyle dedi’ dememelisin. Uzun süre beraber bulunmaktan dolayı usanmamalısın. Çünkü âlim, hurma ağacı gibidir; ondan sana bir şey düşmesini beklersin. Âlimin sevabı, nafile oruç tutan, gece ibadet eden ve Allah yolunda cihad eden kimseden daha büyüktür.”