"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Etiket: Kafi İlm 2

Kafi 46

Muhammed b. Hasan’ın ve Ali b. Muhammed’in, Sehl b. Ziyad’dan, onun Muhammed b. İsa’dan, onun Ubeydullah b. Abdullah ed-Dehkân’dan, onun Dürüst el-Vâsıtî’den, onun İbrahim b. Abdülhamid’den, onun da Ebu’l-Hasan Musa’dan rivayet ettiğine göre Ebu’l-Hasan Musa şöyle dedi:

Resûlullah mescide girdi. Bir de baktı ki bir topluluk bir adamın etrafını sarmış. Bunun üzerine:

“Bu nedir?” diye sordu.

Oradakiler:

“Bu bir allâmedir.” dediler.

Resûlullah:

“Peki allâme nedir?” diye sorunca,

“Bu kişi Arap neseblerini, savaşlarını, cahiliye dönemindeki olayları ve Arap şiirlerini insanların en iyi bilenidir.” dediler.

Bunun üzerine Peygamber şöyle buyurdu:

“Bu öyle bir ilimdir ki onu bilmeyene bir zararı yoktur, bilen kimseye de bir faydası yoktur.”

Daha sonra şöyle buyurdu:

“İlim ancak üç şeydir: Muhkem bir ayet, adil bir fariza veya geçerli ve ayakta duran bir sünnet. Bunların dışında kalanlar ise fazlalıktır.”

Kafi 47

Muhammed b. Yahya’nın, Ahmed b. Muhammed b. İsa’dan, onun Muhammed b. Hâlid’den, onun Ebu’l-Bahterî’den, onun da Ebu Abdullah’tan rivayet ettiğine göre Ebu Abdullah şöyle buyurdu:

“Âlimler peygamberlerin mirasçılarıdır. Bunun sebebi şudur: Peygamberler dirhem ve dinar miras bırakmamışlardır; onlar ancak kendi hadislerinden birtakım hadisler miras bırakmışlardır. Kim bu hadislerden bir şey alırsa büyük bir nasip elde etmiş olur. Bu sebeple ilminizi kimden aldığınıza dikkat edin. Çünkü bizim Ehl-i Beytimiz içerisinde her nesilde adalet sahibi kimseler bulunur; onlar aşırı gidenlerin tahriflerini, batıl ehlinin uydurmalarını ve cahillerin yanlış yorumlarını bu ilimden uzaklaştırırlar.”

Kafi 48

Hüseyin b. Muhammed’in, Muallâ b. Muhammed’den, onun Hasan b. Ali el-Veşşâ’dan, onun Hammâd b. Osman’dan, onun da Ebu Abdullah’tan rivayet ettiğine göre Ebu Abdullah şöyle buyurdu:

“Allah bir kul hakkında hayır dilerse onu dinde fakih kılar ve din konusunda anlayış sahibi yapar.”

Kafi 49

Muhammed b. İsmail’in, Fazl b. Şâzân’dan, onun Hammâd b. İsa’dan, onun Rib‘î b. Abdullah’tan, onun da bir adamdan, onun da Ebu Cafer’den rivayet ettiğine göre Ebu Cafer şöyle buyurdu:

“Kemale ermenin bütün kemali; dinde derin anlayış sahibi olmak, musibet ve sıkıntılar karşısında sabretmek ve geçimi ölçülü şekilde düzenlemektir.”

Kafi 50

Muhammed b. Yahya’nın, Ahmed b. Muhammed b. İsa’dan, onun Muhammed b. Sinan’dan, onun İsmail b. Cabir’den, onun da Ebu Abdullah’tan rivayet ettiğine göre Ebu Abdullah şöyle buyurdu:

“Âlimler emanet sahipleridir, takva sahipleri kalelerdir ve vasiler efendilerdir.”

Başka bir rivayette ise şöyle geçmektedir:

“Âlimler yol gösteren işaretlerdir, takva sahipleri kalelerdir ve vasiler efendilerdir.”

Kafi 51

Ahmed b. İdris’in, Muhammed b. Hassan’dan, onun İdris b. Hasan’dan, onun Ebu İshak el-Kindî’den, onun Beşîr ed-Dehhân’dan rivayet ettiğine göre Beşîr ed-Dehhân şöyle dedi:

Ebu Abdullah şöyle buyurdu:

“Bizim ashabımızdan dini derinlemesine öğrenmeyen kimsede hayır yoktur. Ey Beşîr! Onlardan biri fıkhıyla kendine yeter hâle gelmezse başkalarına muhtaç olur. Onlara muhtaç olduğu zaman da onlar onu kendi sapıklıklarının kapısından içeri sokarlar ve o bunun farkında bile olmaz.”

Kafi 52

Ali b. Muhammed’in, Sehl b. Ziyad’dan, onun Nevfelî’den, onun Sekûnî’den, onun Ebu Abdullah’tan, onun da babalarından rivayet ettiğine göre Resûlullah şöyle buyurdu:

“Hayatta ancak iki kişi için hayır vardır: Kendisine itaat edilen bir âlim veya anlayarak dinleyen bir öğrenci.”

Kafi 53

Ali b. İbrahim’in babasından, onun İbn Ebi Umeyr’den; ayrıca Muhammed b. Yahya’nın Ahmed b. Muhammed’den, onun İbn Ebi Umeyr’den, onun Seyf b. Umeyre’den, onun Ebu Hamza’dan, onun da Ebu Cafer’den rivayet ettiğine göre Ebu Cafer şöyle buyurdu:

“İlminden faydalanılan bir âlim, yetmiş bin âbidden daha üstündür.”

Kafi 54

Hüseyin b. Muhammed’in, Ahmed b. İshak’tan, onun Sa‘dân b. Müslim’den, onun Muaviye b. Ammâr’dan rivayet ettiğine göre Muaviye b. Ammâr şöyle dedi:

Ebu Abdullah’a şöyle dedim:

“Hadislerinizi rivayet eden, onları insanlar arasında yayan, insanların ve sizin Şiânızın kalplerini bu hadislerle güçlendiren bir kimse ile sizin Şiânızdan olup da bu rivayetleri bilmeyen bir âbid arasında hangisi daha üstündür?”

Ebu Abdullah şöyle buyurdu:

“Hadislerimizi rivayet ederek Şiâmızın kalplerini güçlendiren kimse, bin âbidden daha üstündür.”

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/kafi-53/,https://kutsalayet.de/kafi-55/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız