Kafi 1030:
Yahyâ b. Abdullah, Deylem sahibi Ebû Hasan dedi ki: Cafer b. Muhammed’in şöyle dediğini işittim; yanında Kûfe halkından insanlar vardı: “İnsanlara şaşılır! Onlar ilimlerinin tamamını Allah’ın elçisinden aldıklarını, onunla amel ettiklerini ve hidayete erdiklerini söylerler; fakat onun ev halkının onun ilmini almadığını sanırlar. Biz onun ev halkı ve soyuyuz. Vahiy bizim evlerimizde indi ve ilim bizim yanımızdan onlara çıktı. Onlar kendilerinin bildiğini ve hidayete erdiğini, bizim ise bilmediğimizi ve saptığımızı mı sanıyorlar? Bu imkânsızdır.”
Kafi Hücce 98
Kafi 1031:
Hakem b. Uteybe dedi ki: Bir adam, Kerbelâ’ya gitmek üzere olan Hüseyin b. Ali ile Sa‘lebiyye’de karşılaştı. Yanına girip selam verdi. Hüseyin ona dedi ki: “Sen hangi beldedensin?” Dedi ki: “Kûfe halkındanım.” Dedi ki: “Ey Kûfe halkından kardeş! Vallahi, eğer seninle Medine’de karşılaşsaydım sana Cebrâil’in evimizdeki izini ve dedeme vahiy indirdiği yeri gösterirdim. Ey Kûfe halkından kardeş! İnsanların ilim aldıkları kaynak bizim yanımızdan olsun da onlar bilsin, biz bilmeyelim; bu olacak şey değildir.”