"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Kafi Hücce 93

Kafi 1003: Sedîr dedi ki: Ebû Cafer’e dedim: “Ben senin dostlarını ihtilaf içinde bıraktım; bazısı bazısından uzak duruyor.” Bunun üzerine dedi ki: “Senin bununla ne işin var? İnsanlara ancak üç şey yüklenmiştir: İmamları tanımak, onlara gelen şeylerde onlara teslim olmak ve ihtilafa düştükleri şeylerde onu onlara döndürmek.”
Kafi 1004: Abdullah el-Kâhilî dedi ki: Ebû Abdillah şöyle dedi: “Bir topluluk Allah’a, bir ve ortağı olmayan Allah’a ibadet etse, namazı kılsa, zekâtı verse, evi haccetse, Ramazan ayını oruçla geçirse, sonra Allah’ın yaptığı veya Resulünün yaptığı bir şey hakkında ‘Keşke yaptığının tersini yapsaydı’ deseler yahut bunu kalplerinde bulsalar, bununla müşrik olurlardı.” Sonra şu ayeti okudu: “Hayır, Rabbine andolsun ki, aralarında çıkan anlaşmazlıklarda seni hakem kılmadıkça, sonra verdiğin hükümden dolayı içlerinde hiçbir sıkıntı duymadıkça ve tam bir teslimiyetle teslim olmadıkça iman etmiş olmazlar.” (Nisâ 65) Sonra Ebû Abdillah dedi ki: “Size düşen teslimiyettir.”
Kafi 1005: Zeyd eş-Şahhâm, Ebû Abdillah’tan rivayet etti. Dedi ki: Ona dedim: “Bizim yanımızda Küleyb denilen bir adam var. Sizden bir şey gelince mutlaka ‘Ben teslim olurum’ der. Biz de ona Küleyb-i Teslîm adını verdik.” Bunun üzerine ona rahmet diledi, sonra dedi ki: “Teslimiyetin ne olduğunu biliyor musunuz?” Sustuk. Dedi ki: “Vallahi o ihbattır; Allah’ın şu sözüdür: ‘İman edip salih ameller işleyen ve Rablerine gönülden boyun eğenler...’ (Hûd 23).”
Kafi 1006: Muhammed b. Müslim, Ebû Cafer’den rivayet etti. Allah’ın şu sözü hakkında: “Kim bir iyilik kazanırsa, onun iyiliğini artırırız.” (Şûrâ 23) Dedi ki: “Kazanmak, bize teslim olmak, bizim hakkımızda doğru söylemek ve bize yalan isnat etmemektir.”
Kafi 1007: Kâmil et-Temmâr dedi ki: Ebû Cafer şöyle dedi: “‘Müminler kurtuluşa ermiştir.’ Bunun kimler olduğunu biliyor musun?” Dedim ki: “Sen daha iyi bilirsin.” Dedi ki: “Müminler, teslim olanlar kurtuluşa ermiştir. Teslim olanlar seçkin kimselerdir. Mümin gariptir; gariplere ne mutlu.”
Kafi 1008: Yahyâ b. Zekeriyyâ el-Ensârî dedi ki: Ebû Abdillah’ın şöyle dediğini işittim: “İmanın tamamını kemale erdirmek kimi sevindirirse şöyle desin: Benim bütün şeylerdeki sözüm, Âl-i Muhammed’in gizledikleri ve açıkladıkları şeylerde, onlardan bana ulaşan ve bana ulaşmayan şeylerdeki sözüdür.”
Kafi 1009: Zürâre veya Büreyd, Ebû Cafer’den rivayet etti. Dedi ki: “Allah kitabında Emirü’l-müminin’e hitap etmiştir.” Dedim ki: “Hangi yerde?” Dedi ki: “Şu sözünde: ‘Onlar nefislerine zulmettikleri zaman sana gelip Allah’tan bağışlanma dileselerdi ve Resul de onlar için bağışlanma dileseydi, Allah’ı tövbeleri çok kabul eden, merhametli bulurlardı. Hayır, Rabbine andolsun ki, aralarında çıkan anlaşmazlıklarda seni hakem kılmadıkça...’ Onların, Allah Muhammed’i öldürürse bu işi Benî Hâşim’e geri döndürmemek üzere aralarında yaptıkları antlaşma hakkında; ‘sonra verdiğin hükümden dolayı içlerinde hiçbir sıkıntı duymadıkça’ yani onlar hakkında öldürme veya affetme hükmünden dolayı; ‘ve tam bir teslimiyetle teslim olmadıkça.’” (Nisâ 64-65)
Kafi 1010: Ebû Basîr dedi ki: Ebû Abdillah’a Allah’ın şu sözünü sordum: “Onlar sözü dinlerler ve onun en güzeline uyarlar...” (Zümer 18) Dedi ki: “Onlar Âl-i Muhammed’e teslim olanlardır. Hadisi işittikleri zaman ona ne bir şey eklerler ne de ondan bir şey eksiltirler; onu işittikleri gibi getirirler.”
https://kutsalayet.de/kafi-1009/,https://kutsalayet.de/kafi-1011/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız