"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Kafi Hücce 9

Kafi 491: Ali b. Muhammed, Sehl b. Ziyâd’dan; o da Yakub b. Yezîd’den; o da Ziyâd el-Kandî’den; o da Semâa’dan rivayet etti. Semâa şöyle dedi: Ebû Abdullah, Allah Azze ve Celle’nin: “Her ümmetten bir şahit getirdiğimiz ve seni de bunların üzerine şahit getirdiğimiz zaman hâlleri nice olur?” sözü hakkında şöyle buyurdu (Nisâ 41): “Bu ayet özellikle Muhammed ümmeti hakkında inmiştir. Onların her asrında bizden bir imam, onlar üzerine şahittir; Muhammed de bizim üzerimize şahittir.”
Kafi 492: Hüseyin b. Muhammed, Muallâ b. Muhammed’den; o da Hasan b. Ali el-Veşşâ’dan; o da Ahmed b. Âiz’den; o da Ömer b. Üzeyne’den; o da Büreyd el-İclî’den rivayet etti. Büreyd el-İclî şöyle dedi: Ebû Abdullah’a Allah Azze ve Celle’nin: “Böylece sizi orta bir ümmet kıldık ki insanlar üzerine şahitler olasınız” sözü hakkında sordum (Bakara 143). Şöyle buyurdu: “Orta ümmet biziz; Allah’ın yaratıkları üzerindeki şahitleri ve yeryüzündeki hüccetleri biziz.” Ben Allah Azze ve Celle’nin: “Babanız İbrahim’in milleti” sözü hakkında sordum. Şöyle buyurdu: “Bununla özellikle bizi kastetmiştir.” “O, daha önce de bu Kur’an’da da sizi Müslümanlar diye adlandırdı; ta ki Resul sizin üzerinize şahit olsun.” (Hac 78) Resulullah, Allah Azze ve Celle’den bize ulaştırdığı şeyler hususunda bizim üzerimize şahittir; biz de insanlar üzerine şahitleriz. Kim tasdik ederse kıyamet günü biz de onu tasdik ederiz; kim yalanlarsa kıyamet günü biz de onu yalanlarız.”
Kafi 493: Aynı isnatla, Muallâ b. Muhammed’den; o da Hasan b. Ali’den; o da Ahmed b. Ömer el-Hallâl’dan rivayet etti. Ahmed şöyle dedi: Ebû’l-Hasan’a Allah Azze ve Celle’nin: “Rabbinden açık bir delil üzere bulunan ve onu kendinden bir şahit izleyen kimse...” sözü hakkında sordum (Hûd 17). Şöyle buyurdu: “Emîrü’l-Müminîn, Resulullah üzerine şahittir; Resulullah ise Rabbinden açık bir delil üzeredir.”
Kafi 494: Ali b. İbrahim, babasından; o da Muhammed b. Ebî Umeyr’den; o da İbn Üzeyne’den; o da Büreyd el-İclî’den rivayet etti. Büreyd şöyle dedi: Ebû Ca‘fer’e Allah Tebâreke ve Teâlâ’nın: “Böylece sizi orta bir ümmet kıldık ki insanlar üzerine şahitler olasınız ve Resul de sizin üzerinize şahit olsun” sözü hakkında sordum (Bakara 143). Şöyle buyurdu: “Orta ümmet biziz; Allah Tebâreke ve Teâlâ’nın yaratıkları üzerindeki şahitleri ve yeryüzündeki hüccetleri biziz.” Ben onun şu sözü hakkında sordum: “Ey iman edenler! Rükû edin, secde edin, Rabbinize ibadet edin, hayır işleyin ki kurtuluşa eresiniz. Allah yolunda hakkıyla cihad edin. O sizi seçti.” (Hac 77-78) Şöyle buyurdu: “Bununla bizi kastetmiştir; seçilmiş olanlar biziz. Allah Tebâreke ve Teâlâ dinde hiçbir güçlük kılmamıştır; güçlük, darlıktan daha şiddetlidir. ‘Babanız İbrahim’in milleti’ sözüyle de özellikle bizi kastetmiştir. ‘O sizi Müslümanlar diye adlandırdı’ yani Allah, geçmiş kitaplarda da bu Kur’an’da da bizi Müslümanlar diye adlandırdı. ‘Ta ki Resul sizin üzerinize şahit olsun ve siz de insanlar üzerine şahitler olasınız.’ (Hac 78) Resulullah, Allah Tebâreke ve Teâlâ’dan bize ulaştırdığı şeyler hususunda bizim üzerimize şahittir; biz de insanlar üzerine şahitleriz. Kıyamet günü kim tasdik ederse biz de onu tasdik ederiz; kim yalanlarsa biz de onu yalanlarız.”
Kafi 495: Ali b. İbrahim, babasından; o da Hammâd b. Îsâ’dan; o da İbrahim b. Ömer el-Yemânî’den; o da Süleym b. Kays el-Hilâlî’den; o da Emîrü’l-Müminîn’den rivayet etti. Emîrü’l-Müminîn şöyle buyurdu: “Allah Tebâreke ve Teâlâ bizi temizledi, korudu, bizi yaratıkları üzerinde şahitler ve yeryüzünde kendi hücceti kıldı; bizi Kur’an ile beraber kıldı, Kur’an’ı da bizimle beraber kıldı. Biz ondan ayrılmayız, o da bizden ayrılmaz.”
https://kutsalayet.de/kafi-494/,https://kutsalayet.de/kafi-496/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız