"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Kafi Hücce 81

Kafi 933: Ali b. İbrahim, babasından, o Hasan b. Mahbûb’dan, o Yakub es-Serrâc ve Ali b. Riâb’dan, onlar Ebû Abdullah’tan rivayet etti:

Osman’ın öldürülmesinden sonra Müminlerin Emiri’ne biat edilince minbere çıktı ve bir hutbe okudu. O hutbede şöyle diyordu:

“Dikkat edin! Sizin imtihanınız, Allah’ın peygamberini gönderdiği gündeki hâline dönmüştür. Onu hak ile gönderene yemin olsun ki siz mutlaka karmakarışık edilecek, mutlaka elenecek, öyle ki aşağıda olanınız yukarı, yukarıda olanınız aşağı dönecektir. Geri kalmış olan öncüler mutlaka öne geçecek; öne geçmiş olan öncüler de mutlaka geri kalacaktır. Allah’a yemin ederim ki hiçbir işareti gizlemedim ve hiçbir yalan söylemedim. Bana bu makam ve bu gün haber verilmişti.”
Kafi 934: Muhammed b. Yahya ve Hasan b. Muhammed, Cafer b. Muhammed’den, o Kâsım b. İsmail el-Enbârî’den, o Hüseyin b. Ali’den, o Ebû’l-Mağrâ’dan, o İbn Ebî Ya‘fûr’dan rivayet etti. O şöyle dedi:

Ebû Abdullah’ı şöyle derken işittim:

“Yaklaşmış olan bir işten dolayı Arapların azgınlarına yazıklar olsun!”

Dedim ki:

“Sana feda olayım, Kâim’in yanında Araplardan kaç kişi bulunacaktır?”

Şöyle dedi:

“Az sayıda bir topluluk.”

Dedim ki:

“Allah’a yemin ederim ki onlardan bu işi anlatanlar çoktur.”

Şöyle dedi:

“İnsanların mutlaka temizlenmesi, ayrılması ve elenmesi gerekir. Elekte çok kişi dışarı çıkarılacaktır.”
Kafi 935: Muhammed b. Yahya ve Hasan b. Muhammed, Cafer b. Muhammed’den, o Hasan b. Muhammed es-Sayrafî’den, o Cafer b. Muhammed es-Saykal’den, o babasından, o Mansûr’dan rivayet etti. O şöyle dedi:

Ebû Abdullah bana şöyle dedi:

“Ey Mansûr, bu iş size ancak ümitsizlikten sonra gelecektir. Hayır, Allah’a yemin olsun ki ayrılmadıkça gelmeyecektir. Hayır, Allah’a yemin olsun ki temizlenmedikçe gelmeyecektir. Hayır, Allah’a yemin olsun ki bedbaht olacak olan bedbaht, mutlu olacak olan mutlu olmadıkça gelmeyecektir.”
Kafi 936: Arkadaşlarımızdan bir grup, Ahmed b. Muhammed’den, o Muammer b. Hallâd’dan rivayet etti. O şöyle dedi:

Ebû’l-Hasan’ı şöyle derken işittim:

“Elif lâm mîm. İnsanlar, ‘iman ettik’ demekle bırakılacaklarını ve imtihan edilmeyeceklerini mi sandılar?” (Ankebût 1-2)

Sonra bana şöyle dedi:

“Fitne nedir?”

Dedim ki:

“Sana feda olayım, bize göre fitne dinde imtihandır.”

Şöyle dedi:

“Altının eritilip sınandığı gibi sınanırlar.”

Sonra şöyle dedi:

“Altının arıtıldığı gibi arıtılırlar.”
Kafi 937: Ali b. İbrahim, Muhammed b. Îsâ’dan, o Yunus’tan, o Süleyman b. Sâlih’ten merfu olarak Ebû Cafer’den rivayet etti. O şöyle dedi:

“Sizin bu hadisinize erkeklerin kalpleri ürperir. Kim onu kabul ederse ona artırın; kim inkâr ederse onu bırakın. Mutlaka bir fitne olacaktır; onda her iç sırdaş ve yakın düşecektir. Hatta kılı ikiye yaran kimse bile düşecektir. Nihayet bizden ve Şiîlerimizden başkası kalmayacaktır.”
Kafi 938: Muhammed b. Hasan ve Ali b. Muhammed, Sehl b. Ziyâd’dan, o Muhammed b. Sinân’dan, o Muhammed b. Mansûr es-Saykal’den, o babasından rivayet etti. O şöyle dedi:

Ben, Hâris b. Muğîre ve arkadaşlarımızdan bir topluluk oturuyorduk; Ebû Abdullah da konuşmamızı işitiyordu. Bize şöyle dedi:

“Siz hangi şeydesiniz? Heyhat, heyhat! Hayır, Allah’a yemin olsun ki gözlerinizi diktiğiniz şey, siz elenmedikçe olmayacaktır. Hayır, Allah’a yemin olsun ki gözlerinizi diktiğiniz şey, siz temizlenmedikçe olmayacaktır. Hayır, Allah’a yemin olsun ki gözlerinizi diktiğiniz şey, siz ayrılmadıkça olmayacaktır. Hayır, Allah’a yemin olsun ki gözlerinizi diktiğiniz şey ancak ümitsizlikten sonra olacaktır. Hayır, Allah’a yemin olsun ki gözlerinizi diktiğiniz şey, bedbaht olacak olan bedbaht, mutlu olacak olan mutlu olmadıkça olmayacaktır.”
https://kutsalayet.de/kafi-937/,https://kutsalayet.de/kafi-939/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız