Kafi 653:
Ali b. Muhammed ile Muhammed b. Hasan, Sehl b. Ziyâd’dan, o Muhammed b. Hasan b. Şemmûn’dan, o Abdullah b. Abdurrahman’dan, o Abdullah b. Kâsım’dan, o Semâa’dan, o da Ebû Abdullah’tan rivayet etti. Ebû Abdullah şöyle buyurdu: “Şüphesiz Allah Teâlâ’nın iki türlü ilmi vardır. Bunlardan biri, meleklerini, peygamberlerini ve elçilerini kendisine muttali kıldığı ilimdir. Allah’ın meleklerine, peygamberlerine ve elçilerine gösterdiği ve öğrettiği her şeyi biz de biliriz. Diğer ilim ise Allah’ın kendisine tahsis ettiği, hiçbir yaratılmışı ortak etmediği ilimdir. Allah o ilimden bir hususta bir şeyi ortaya çıkarmayı dilediğinde bunu bize bildirir ve ayrıca bizden önce yaşamış olan imamlara da arz eder.” Ali b. Muhammed ile Muhammed b. Hasan’ın Sehl b. Ziyâd yoluyla Musa b. Kâsım’dan ve Muhammed b. Yahyâ’nın Amrakî b. Ali yoluyla Ali b. Cafer’den, onun da kardeşi Musa b. Cafer’den rivayet ettiği diğer bir nakilde de aynı anlam yer almaktadır.
Kafi Hücce 44
Kafi 654:
Ashabımızdan bir topluluk, Ahmed b. Muhammed’den, o Hüseyin b. Saîd’den, o Kâsım b. Muhammed’den, o Ali b. Ebî Hamza’dan, o Ebû Basîr’den, o da Ebû Abdullah’tan rivayet etti. Ebû Abdullah şöyle buyurdu: “Aziz ve celil olan Allah’ın iki ilmi vardır. Bir ilim vardır ki kendi katında bulunur ve yaratılmışlardan hiçbir kimseyi ona muttali kılmamıştır. Bir ilim de vardır ki onu meleklerine ve elçilerine vermiştir. Allah’ın meleklerine ve elçilerine verdiği her bilgi sonunda bize ulaşmıştır.”
Kafi 655:
Ali b. İbrahim, Salih b. Sindî’den, o Cafer b. Beşîr’den, o Dureys’ten rivayet etti. Dureys şöyle dedi: Ebû Cafer’in şöyle buyurduğunu işittim: “Aziz ve celil olan Allah’ın iki ilmi vardır; bunlardan biri açığa çıkarılmış ve kullarına ulaştırılmış ilim, diğeri ise gizli tutulmuş ilimdir. Açığa çıkarılmış olan ilme gelince, meleklerin ve elçilerin bildiği hiçbir şey yoktur ki biz de onu bilmeyelim. Gizli tutulmuş olan ilim ise Allah’ın katında bulunan ve Ümmü’l-Kitap’ta yer alan ilimdir. O ilim ortaya çıktığında ve Allah onun gerçekleşmesini dilediğinde hükmü yürürlüğe girer ve mutlaka gerçekleşir.”
Kafi 656:
Ebû Ali el-Eş‘arî, Muhammed b. Abdülcebbâr’dan, o Muhammed b. İsmail’den, o Ali b. Nu‘mân’dan, o Süveyd el-Kallâ’dan, o Ebû Eyyûb’dan, o Ebû Basîr’den, o da Ebû Cafer’den rivayet etti. Ebû Cafer şöyle buyurdu: “Aziz ve celil olan Allah’ın iki ilmi vardır. Bunlardan biri vardır ki onu Allah’tan başka hiç kimse bilmez. Diğer ilim ise Allah’ın meleklerine ve elçilerine öğrettiği ilimdir. Allah’ın meleklerine ve elçilerine öğrettiği her şeyi biz de biliriz.”