Kafi 557:
Hüseyin b. Muhammed, Muallâ b. Muhammed’den; o da Muhammed b. Cumhûr’dan; o da Hammâd b. Îsâ’dan; o da Abdülmümin’den; o da Sâlim’den rivayet etti. Sâlim şöyle dedi: Ebû Ca‘fer’e Allah Azze ve Celle’nin “Sonra kitabı kullarımızdan seçtiklerimize miras bıraktık; onlardan kimi nefsine zulmedendir, kimi orta yolu tutandır, kimi de Allah’ın izniyle hayırlarda öne geçendir” sözü hakkında sordum (Fâtır 32). Şöyle buyurdu: “Hayırlarda öne geçen imamdır; orta yolu tutan imamı tanıyandır; nefsine zulmeden ise imamı tanımayandır.”
Kafi Hücce 24
Kafi 558:
Hüseyin, Muallâ’dan; o da Veşşâ’dan; o da Abdülkerîm’den; o da Süleyman b. Hâlid’den; o da Ebû Abdullah’tan rivayet etti. Süleyman şöyle dedi: Ona Allah Teâlâ’nın “Sonra kitabı kullarımızdan seçtiklerimize miras bıraktık” sözü hakkında sordum (Fâtır 32). Şöyle buyurdu: “Siz ne diyorsunuz?” Ben: “Bunun Fâtımîler hakkında olduğunu söylüyoruz” dedim. Şöyle buyurdu: “Senin düşündüğün gibi değildir; kılıcını çekip insanları muhalefete çağıran kimse buna girmez.” Ben: “Peki nefsine zulmeden kimdir?” dedim. Şöyle buyurdu: “Evinde oturan, imamın hakkını tanımayan kimsedir. Orta yolu tutan imamın hakkını tanıyandır. Hayırlarda öne geçen ise imamdır.”
Kafi 559:
Hüseyin b. Muhammed, Muallâ b. Muhammed’den; o da Hasan’dan; o da Ahmed b. Ömer’den rivayet etti. Ahmed şöyle dedi: Ebû’l-Hasan er-Rızâ’ya Allah Azze ve Celle’nin “Sonra kitabı kullarımızdan seçtiklerimize miras bıraktık...” ayeti hakkında sordum (Fâtır 32). Şöyle buyurdu: “Fâtıma’nın evlatlarıdır. Hayırlarda öne geçen imamdır; orta yolu tutan imamı tanıyandır; nefsine zulmeden ise imamı tanımayandır.”
Kafi 560:
Muhammed b. Yahyâ, Ahmed b. Muhammed’den; o da İbn Mahbûb’dan; o da Ebû Vellâd’dan rivayet etti. Ebû Vellâd şöyle dedi: Ebû Abdullah’a Allah Azze ve Celle’nin “Kendilerine kitap verdiklerimiz onu gereği gibi okurlar; işte onlar ona iman ederler” sözü hakkında sordum (Bakara 121). Şöyle buyurdu: “Onlar imamlardır.”