Kafi 552:
Ahmed b. Mihrân, Muhammed b. Ali’den; o da Hammâd b. Îsâ’dan; o da Hüseyin b. Muhtâr’dan; o da Ebû Basîr’den rivayet etti. Ebû Basîr şöyle dedi: Ebû Ca‘fer’in şu ayet hakkında şöyle buyurduğunu işittim: “Hayır, o, kendilerine ilim verilenlerin göğüslerinde apaçık ayetlerdir.” (Ankebût 49) Sonra eliyle kendi göğsüne işaret etti.
Kafi Hücce 23
Kafi 553:
Yine Ahmed b. Mihrân, Muhammed b. Ali’den; o da İbn Mahbûb’dan; o da Abdülazîz el-Abdî’den; o da Ebû Abdullah’tan rivayet etti. Ebû Abdullah, Allah Azze ve Celle’nin “Hayır, o, kendilerine ilim verilenlerin göğüslerinde apaçık ayetlerdir” sözü hakkında şöyle buyurdu (Ankebût 49): “Onlar imamlardır.”
Kafi 554:
Yine ondan, Muhammed b. Ali’den; o da Osman b. Îsâ’dan; o da Semâa’dan; o da Ebû Basîr’den rivayet etti. Ebû Basîr şöyle dedi: Ebû Ca‘fer bu ayet hakkında şöyle buyurdu: “Hayır, o, kendilerine ilim verilenlerin göğüslerinde apaçık ayetlerdir.” (Ankebût 49) Sonra şöyle dedi: “Dikkat et! Allah’a yemin olsun ey Ebû Muhammed, iki kapak arasındaki mushafı kastetmedi.” Ben: “Sana feda olayım, onlar kimlerdir?” dedim. Şöyle buyurdu: “Bizden başkası kim olabilir?”
Kafi 555:
Muhammed b. Yahyâ, Muhammed b. Hüseyin’den; o da Yezîd Şağar’dan; o da Hârûn b. Hamza’dan; o da Ebû Abdullah’tan rivayet etti. Ebû Abdullah’ın şöyle buyurduğunu işittim: “Hayır, o, kendilerine ilim verilenlerin göğüslerinde apaçık ayetlerdir.” (Ankebût 49) Sonra şöyle buyurdu: “Onlar özellikle imamlardır.”
Kafi 556:
Ashabımızdan bir grup, Ahmed b. Muhammed’den; o da Hüseyin b. Saîd’den; o da Muhammed b. Fudayl’den rivayet etti. Muhammed b. Fudayl şöyle dedi: Ona Allah Azze ve Celle’nin “Hayır, o, kendilerine ilim verilenlerin göğüslerinde apaçık ayetlerdir” sözü hakkında sordum (Ankebût 49). Şöyle buyurdu: “Onlar özellikle imamlardır.”