Kafi 520:
Hüseyin b. Muhammed b. Âmir el-Eş‘arî, Muallâ b. Muhammed’den rivayet etti. Muallâ şöyle dedi: Bana Hasan b. Ali el-Veşşâ, Ahmed b. Âiz’den; o da İbn Üzeyne’den; o da Büreyd el-İclî’den rivayet etti. Büreyd şöyle dedi:
Ebû Ca‘fer’e Allah Azze ve Celle’nin “Allah’a itaat edin, Resule itaat edin ve sizden olan emir sahiplerine de” sözü hakkında sordum (Nisâ 59). Onun cevabı şu oldu: “Kendilerine kitaptan bir pay verilenleri görmedin mi? Cibt ve tâğuta inanıyorlar ve kâfirler için, ‘Bunlar iman edenlerden daha doğru yoldadır’ diyorlar” (Nisâ 51); yani onlar sapıklık imamları ve ateşe çağıran davetçiler hakkında, “Bunlar Muhammed ailesinden daha doğru yoldadır” diyorlar. “İşte onlar Allah’ın lanet ettiği kimselerdir; Allah kime lanet ederse artık ona hiçbir yardımcı bulamazsın. Yoksa onların mülkten bir payı mı vardır?” (Nisâ 52-53); yani imamet ve hilafetten bir payları mı vardır? “Öyle olsaydı insanlara çekirdek zarı kadar bile vermezlerdi” (Nisâ 53). Allah’ın kastettiği insanlar biziz; nakîr de çekirdeğin ortasındaki noktadır. “Yoksa Allah’ın kendi lütfundan verdiği şeylerden dolayı insanları mı kıskanıyorlar?” (Nisâ 54). Allah’ın bize bütün yaratıklarından ayrı olarak verdiği imamet sebebiyle kıskanılan insanlar biziz. “Andolsun biz İbrahim ailesine kitabı ve hikmeti verdik, onlara büyük bir mülk verdik” (Nisâ 54); yani onlardan resuller, peygamberler ve imamlar kıldık. Onlar bunu İbrahim ailesi hakkında kabul ediyorlar da Muhammed ailesi hakkında nasıl inkâr ediyorlar? “Onlardan ona iman eden de vardır, ondan yüz çeviren de vardır; yakıcı ateş olarak cehennem yeter. Şüphesiz ayetlerimizi inkâr edenleri yakında ateşe sokacağız; derileri piştikçe, azabı tatsınlar diye onları başka derilerle değiştireceğiz. Şüphesiz Allah azîzdir, hakîmdir.” (Nisâ 55-56)
Kafi Hücce 16
Kafi 521:
Ashabımızdan bir grup, Ahmed b. Muhammed’den; o da Hüseyin b. Saîd’den; o da Muhammed b. Fudayl’den; o da Ebû’l-Hasan’dan rivayet etti. Ebû’l-Hasan, Allah Tebâreke ve Teâlâ’nın “Yoksa Allah’ın kendi lütfundan verdiği şeylerden dolayı insanları mı kıskanıyorlar?” sözü hakkında şöyle buyurdu (Nisâ 54): “Kıskanılanlar biziz.”
Kafi 522:
Muhammed b. Yahyâ, Ahmed b. Muhammed’den; o da Hüseyin b. Saîd’den; o da Nadr b. Süveyd’den; o da Yahyâ el-Halebî’den; o da Muhammed el-Ahvel’den; o da Humrân b. A‘yen’den rivayet etti. Humrân şöyle dedi:
Ebû Abdullah’a Allah Azze ve Celle’nin “Andolsun biz İbrahim ailesine kitabı verdik” sözü hakkında sordum. Şöyle buyurdu: “Nübüvveti.” Ben: “Hikmeti?” dedim. Şöyle buyurdu: “Anlayışı ve hüküm vermeyi.” Ben: “Onlara büyük bir mülk verdik?” dedim. Şöyle buyurdu: “İtaati.”
Ebû Abdullah’a Allah Azze ve Celle’nin “Andolsun biz İbrahim ailesine kitabı verdik” sözü hakkında sordum. Şöyle buyurdu: “Nübüvveti.” Ben: “Hikmeti?” dedim. Şöyle buyurdu: “Anlayışı ve hüküm vermeyi.” Ben: “Onlara büyük bir mülk verdik?” dedim. Şöyle buyurdu: “İtaati.”
Kafi 523:
Hüseyin b. Muhammed, Muallâ b. Muhammed’den; o da Veşşâ’dan; o da Hammâd b. Osman’dan; o da Ebû Sabbâh’tan rivayet etti. Ebû Sabbâh şöyle dedi:
Ebû Abdullah’a Allah Azze ve Celle’nin “Yoksa Allah’ın kendi lütfundan verdiği şeylerden dolayı insanları mı kıskanıyorlar?” sözü hakkında sordum (Nisâ 54). Şöyle buyurdu: “Ey Ebû Sabbâh! Allah’a yemin olsun ki kıskanılan insanlar biziz.”
Ebû Abdullah’a Allah Azze ve Celle’nin “Yoksa Allah’ın kendi lütfundan verdiği şeylerden dolayı insanları mı kıskanıyorlar?” sözü hakkında sordum (Nisâ 54). Şöyle buyurdu: “Ey Ebû Sabbâh! Allah’a yemin olsun ki kıskanılan insanlar biziz.”
Kafi 524:
Ali b. İbrahim, babasından; o da Muhammed b. Ebî Umeyr’den; o da Ömer b. Üzeyne’den; o da Büreyd el-İclî’den; o da Ebû Ca‘fer’den rivayet etti. Ebû Ca‘fer, Allah Tebâreke ve Teâlâ’nın “Andolsun biz İbrahim ailesine kitabı ve hikmeti verdik, onlara büyük bir mülk verdik” sözü hakkında şöyle buyurdu (Nisâ 54): “Onlardan resuller, peygamberler ve imamlar kıldı; onlar bunu İbrahim ailesi hakkında kabul ediyorlar da Muhammed ailesi hakkında nasıl inkâr ediyorlar?” Ben: “Onlara büyük bir mülk verdik?” dedim. Şöyle buyurdu: “Büyük mülk, içlerinde imamlar kılmasıdır; kim onlara itaat ederse Allah’a itaat etmiş olur, kim onlara isyan ederse Allah’a isyan etmiş olur. İşte büyük mülk budur.”