Buhari 556:
Bize Ebû Nuaym rivayet etti; dedi ki: Bize Şeybân, Yahyâ’dan, o Ebû Seleme’den, o da Ebû Hureyre’den rivayet etti. Ebû Hureyre şöyle dedi:
Resûlullah şöyle buyurdu: Sizden biri güneş batmadan önce ikindi namazından bir secdeye yetişirse namazını tamamlasın; yine güneş doğmadan önce sabah namazından bir secdeye yetişirse namazını tamamlasın.
Buhari Mevakit 17
Buhari 557:
Bize Abdülaziz b. Abdullah rivayet etti; dedi ki: Bana İbrâhim, İbn Şihâb’dan, o Sâlim b. Abdullah’tan, o da babası Abdullah b. Ömer’den rivayet etti. Abdullah b. Ömer, Resûlullah’ı şöyle buyururken işittiğini haber verdi:
Sizden önce gelip geçmiş ümmetlere nispetle sizin dünyada kalış süreniz, ikindi namazından güneşin batışına kadar olan süre gibidir. Tevrat ehline Tevrat verildi; onlar günün yarısına kadar onunla amel ettiler, sonra güçleri yetmeyip aciz kaldılar ve kendilerine kişi başına birer kırat ücret verildi. Ardından İncil ehline İncil verildi; onlar ikindi namazı vaktine kadar onunla amel ettiler, sonra güçleri yetmeyip aciz kaldılar ve kendilerine kişi başına birer kırat ücret verildi. Sonra bize Kur’an verildi; biz de güneş batıncaya kadar onunla amel ettik ve bize kişi başına ikişer kırat ücret verildi. Bunun üzerine iki kitap ehli: Ey Rabbimiz, bunlara ikişer kırat verdin, bize ise birer kırat verdin; hâlbuki biz onlardan daha çok amel ettik, dediler. Allah: Ben sizin ücretinizden herhangi bir şeyi eksilterek size haksızlık ettim mi? buyurdu. Onlar: Hayır, dediler. Bunun üzerine Allah: Bu benim lütfumdur, onu dilediğime veririm, buyurdu.
Sizden önce gelip geçmiş ümmetlere nispetle sizin dünyada kalış süreniz, ikindi namazından güneşin batışına kadar olan süre gibidir. Tevrat ehline Tevrat verildi; onlar günün yarısına kadar onunla amel ettiler, sonra güçleri yetmeyip aciz kaldılar ve kendilerine kişi başına birer kırat ücret verildi. Ardından İncil ehline İncil verildi; onlar ikindi namazı vaktine kadar onunla amel ettiler, sonra güçleri yetmeyip aciz kaldılar ve kendilerine kişi başına birer kırat ücret verildi. Sonra bize Kur’an verildi; biz de güneş batıncaya kadar onunla amel ettik ve bize kişi başına ikişer kırat ücret verildi. Bunun üzerine iki kitap ehli: Ey Rabbimiz, bunlara ikişer kırat verdin, bize ise birer kırat verdin; hâlbuki biz onlardan daha çok amel ettik, dediler. Allah: Ben sizin ücretinizden herhangi bir şeyi eksilterek size haksızlık ettim mi? buyurdu. Onlar: Hayır, dediler. Bunun üzerine Allah: Bu benim lütfumdur, onu dilediğime veririm, buyurdu.
Buhari 558:
Bize Ebû Küreyb rivayet etti; dedi ki: Bize Ebû Üsâme, Büreyd’den, o Ebû Bürde’den, o da Ebû Mûsâ’dan rivayet etti. Ebû Mûsâ, Peygamber’in şöyle buyurduğunu rivayet etti:
Müslümanların, Yahudilerin ve Hristiyanların misali, geceye kadar kendisi için bir iş yapmaları üzere bir topluluğu ücretle tutan kimsenin misali gibidir. Onlar günün yarısına kadar çalıştılar, sonra: Senin vereceğin ücrete ihtiyacımız yok, dediler. Bunun üzerine başka kimseleri ücretle tuttu ve onlara: Gününüzün geri kalan kısmını tamamlayın, size şart koştuğum ücret verilecektir, dedi. Onlar da ikindi namazı vakti gelinceye kadar çalıştılar, sonra: Yaptığımız iş senin olsun, dediler. Bunun üzerine başka bir topluluğu ücretle tuttu; onlar da güneş batıncaya kadar günün geri kalan kısmında çalıştılar ve önceki iki topluluğun ücretlerinin tamamına hak kazandılar.
Müslümanların, Yahudilerin ve Hristiyanların misali, geceye kadar kendisi için bir iş yapmaları üzere bir topluluğu ücretle tutan kimsenin misali gibidir. Onlar günün yarısına kadar çalıştılar, sonra: Senin vereceğin ücrete ihtiyacımız yok, dediler. Bunun üzerine başka kimseleri ücretle tuttu ve onlara: Gününüzün geri kalan kısmını tamamlayın, size şart koştuğum ücret verilecektir, dedi. Onlar da ikindi namazı vakti gelinceye kadar çalıştılar, sonra: Yaptığımız iş senin olsun, dediler. Bunun üzerine başka bir topluluğu ücretle tuttu; onlar da güneş batıncaya kadar günün geri kalan kısmında çalıştılar ve önceki iki topluluğun ücretlerinin tamamına hak kazandılar.