"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Buhari İlm 39

Buhari 111: Bize Muhammed b. Selâm rivayet etti. Ona Vekî‘, ona Süfyân, ona Mutarrif, ona Şa‘bî, ona da Ebû Cuhayfe rivayet etti. Ebû Cuhayfe şöyle dedi:
Ali'ye: "Sizin yanınızda bir kitap var mı?" diye sordum. O şöyle dedi: "Hayır. Allah'ın Kitabı'ndan başka bir kitap yoktur. Ancak Allah'ın bir Müslümana verdiği anlayış veya şu sahifede bulunanlar vardır." Ben: "Bu sahifede ne vardır?" diye sordum. O şöyle dedi: "Diyet hükümleri, esirin kurtarılması ve bir Müslümanın bir kâfir karşılığında öldürülmeyeceği hükmü vardır."
Buhari 112: Ebû Hureyre'den rivayet edildiğine göre,
Mekke'nin fethedildiği yıl Huzâa kabilesi, daha önce kendilerinden öldürülen bir kimseye karşılık Benî Leys'ten bir adamı öldürdü. Bu olay Nebî'ye ulaşınca bineğine bindi ve insanlara hitap ederek şöyle buyurdu: Allah, Mekke'de öldürmeyi engellemiştir yahut fili engellemiştir. Bu ifadede Ebû Abdullah hangisinin söylendiği konusunda şüphe etmiştir. Sonra Allah, Resûlüne ve müminlere Mekke üzerinde hâkimiyet vermiştir. Biliniz ki Mekke benden önce hiçbir kimseye helâl kılınmamıştır, benden sonra da hiçbir kimseye helâl kılınmayacaktır. O bana yalnızca gündüzün kısa bir vakti için helâl kılındı. Biliniz ki şu andan itibaren yine haramdır. Dikenli otları koparılmaz, ağaçları kesilmez, düşen kayıp eşyası onu sahibine duyurmak isteyen kimse dışında alınmaz. Kim öldürülürse, maktulün velileri iki haktan birini seçmekte serbesttir: Ya diyet alırlar ya da kısas isterler.

Bunun üzerine Yemen halkından bir adam gelip, "Ey Allah'ın Resûlü! Bunu benim için yazdır." dedi. Nebî, "Bunu Ebû Falan için yazın." buyurdu. Bunun üzerine Kureyş'ten bir adam, "İzhir otu hariç olsun ey Allah'ın Resûlü. Çünkü biz onu evlerimizde ve kabirlerimizde kullanıyoruz." dedi. Nebî de, "İzhir otu müstesna, izhir otu müstesna." buyurdu.

Ebû Abdullah şöyle dedi: Bu hadiste geçen kelime "yukâdu" şeklinde kāf harfi ile de okunur. Kendisine, "Nebî o adama ne yazdırdı?" diye sorulunca, "Ona bu hutbeyi yazdırdı." cevabını verdi.
Buhari 113: Bize Ali b. Abdullah rivayet etti. Dedi ki:
Bize Süfyan rivayet etti. Dedi ki: Bize Amr rivayet etti. Dedi ki: Bana Vehb b. Münebbih, kardeşinden haber verdi. O da şöyle dedi: Ebû Hureyre'yi şöyle derken işittim: Resûlullah'ın ashabı arasında benden daha fazla hadis rivayet eden hiç kimse yoktur. Ancak Abdullah b. Amr bunun dışındadır. Çünkü o yazardı, ben ise yazmazdım.

Bu hadisi Ma'mer de Hemmâm yoluyla Ebû Hureyre'den rivayet etmiştir.
Buhari 114: Bize Yahyâ b. Süleyman rivayet etti. Dedi ki:
Bana İbn Vehb rivayet etti. Dedi ki: Bana Yûnus, İbn Şihâb'dan, o Ubeydullah b. Abdullah'tan, o da İbn Abbas'tan rivayet etti. İbn Abbas şöyle dedi:
Resûlullah'ın hastalığı ağırlaştığında şöyle buyurdu: Bana yazı malzemesi getirin, size öyle bir yazı yazayım ki, ondan sonra asla sapıklığa düşmeyesiniz. Bunun üzerine Ömer şöyle dedi: Resûlullah'ın rahatsızlığı ağırlaşmıştır. Yanımızda Allah'ın Kitabı vardır; bize Allah'ın Kitabı yeter. Bunun üzerine orada bulunanlar ihtilafa düştüler ve sesler yükselip tartışma çoğaldı. Resûlullah bunun üzerine şöyle buyurdu: Yanımdan kalkın. Benim yanımda çekişmek uygun değildir. Bunun ardından İbn Abbas dışarı çıkarken şöyle diyordu: Asıl büyük musibet, Resûlullah ile yazmak istediği o yazı arasına girilmesi ve onun bunu yazmasına engel olunmasıdır.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/buhari-113/,https://kutsalayet.de/buhari-115/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız