Buhari 5043:
Ebû’n-Nu‘mân bize rivayet etti. (Dedi ki:) Mehdî b. Meymûn bize rivayet etti. (Dedi ki:) Vâsıl bize rivayet etti; Ebû Vâil’den; Abdullah’tan. Abdullah dedi ki:
Sabahleyin Abdullah’ın yanına gittik. Bir adam dedi ki: “Dün gece Mufassal’ı okudum.”
Abdullah dedi ki: “Şiiri hızlı hızlı dizer gibi mi (okudun)? Biz kıraati işittik. Ben, Peygamberin birlikte (peş peşe) okuduğu sure eşlerini elbette ezberimde tutuyorum: Mufassal’dan on sekiz sure ve ‘Âl Hâm’dan iki sure.”
Buhari Fedailül-Kuran 28
Buhari 5044:
Kuteybe b. Saîd bize rivayet etti. (Dedi ki:) Cerîr bize rivayet etti; Mûsâ b. Ebî Âişe’den; Saîd b. Cübeyr’den; İbn Abbas’tan, şu ayet hakkında: “Onu acele etmek için dilini onunla hareket ettirme.”
İbn Abbas dedi ki:
Allah’ın elçisine Cebrâil vahiy getirdiğinde, (Allah’ın elçisi) bununla dilini ve dudaklarını hareket ettirirdi; bu ona ağır gelirdi ve bu hâl ondan anlaşılırdı. Bunun üzerine Allah, “Kıyamet gününe yemin ederim…” kısmındaki şu ayetleri indirdi:
“Onu acele etmek için dilini onunla hareket ettirme. Onu toplamak ve okutmak bize aittir. Biz onu okuduğumuzda sen onun okuyuşunu takip et.”
(Devamında:) “Sonra onu açıklamak da bize aittir.”
“Onu açıklamak bize aittir” demek: “Onu senin dilinle açıklamak bize aittir” demektir.
(İbn Abbas) dedi ki: Cebrâil ona geldiğinde o başını öne eğip susardı; Cebrâil gidince de Allah’ın ona vaat ettiği gibi onu okurdu.
İbn Abbas dedi ki:
Allah’ın elçisine Cebrâil vahiy getirdiğinde, (Allah’ın elçisi) bununla dilini ve dudaklarını hareket ettirirdi; bu ona ağır gelirdi ve bu hâl ondan anlaşılırdı. Bunun üzerine Allah, “Kıyamet gününe yemin ederim…” kısmındaki şu ayetleri indirdi:
“Onu acele etmek için dilini onunla hareket ettirme. Onu toplamak ve okutmak bize aittir. Biz onu okuduğumuzda sen onun okuyuşunu takip et.”
(Devamında:) “Sonra onu açıklamak da bize aittir.”
“Onu açıklamak bize aittir” demek: “Onu senin dilinle açıklamak bize aittir” demektir.
(İbn Abbas) dedi ki: Cebrâil ona geldiğinde o başını öne eğip susardı; Cebrâil gidince de Allah’ın ona vaat ettiği gibi onu okurdu.