"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Etiket: Buhari Ezan 155

Buhari 841

Bize İshak b. Nasr rivayet etti. Dedi ki: Bize Abdürrezzak rivayet etti. Dedi ki: Bize İbn Cüreyc haber verdi. Dedi ki: Bana Amr haber verdi ki, İbn Abbas’ın azatlısı Ebû Ma‘bed ona haber vermiş: İbn Abbas da ona haber vermiş ki:

Farz namazdan insanlar ayrılırken zikri yüksek sesle yapmak, Nebi zamanında vardı.

İbn Abbas dedi ki: “Onların ayrıldığını, onu işittiğim zaman bununla bilirdim.”

Buhari 842

Bize Ali b. Abdullah rivayet etti. Dedi ki: Bize Süfyan (şunu rivayet etti): Amr dedi ki: Bana Ebû Ma‘bed, İbn Abbas’tan haber verdi. (İbn Abbas) dedi ki:

Nebi’nin namazının bittiğini tekbir ile anlardım.

Buhari 843

Bize Muhammed b. Ebî Bekir rivayet etti. Dedi ki: Bize Mu‘temir, Ubeydullah’tan, Sümeyy’den, Ebû Sâlih’ten, Ebû Hureyre’den rivayet etti. (Ebû Hureyre) dedi ki:

Fakirler Nebi’ye geldiler ve dediler ki: “Malların sahipleri yüksek derecelerle ve sürekli nimetle gittiler. Bizim namaz kıldığımız gibi namaz kılıyorlar, bizim oruç tuttuğumuz gibi oruç tutuyorlar. Ayrıca malları fazladır: Onunla hac yapıyorlar, umre yapıyorlar, cihad ediyorlar, sadaka veriyorlar.”

(Nebi) dedi ki:

“Size bir şey haber vereyim mi? Eğer onu yaparsanız, sizden önce geçenlere yetişirsiniz; sizden sonra gelenler de, sizin gibi yapandan başka, size yetişemez. Aranızda bulunduğunuz kimseler içinde en hayırlısı olursunuz: Her namazın ardından otuz üçer defa ‘Sübhânallah’, ‘Elhamdülillah’ ve ‘Allahu ekber’ dersiniz.”

Aramızda ihtilaf ettik. Bazımız dedi ki: “Otuz üç defa tesbih ederiz, otuz üç defa hamd ederiz, otuz dört defa tekbir getiririz.”

Ben tekrar ona döndüm; (Nebi) dedi ki:

“‘Sübhânallah, Elhamdülillah, Allahu ekber’ dersin; bunların her biri otuz üç oluncaya kadar.”

Buhari 844

Bize Muhammed b. Yusuf rivayet etti. Dedi ki: Bize Süfyan, Abdülmelik b. Umeyr’den, Verrâd’dan —Muğîre b. Şu‘be’nin kâtibi— rivayet etti. (Verrâd) dedi ki:

Muğîre b. Şu‘be, Muâviye’ye yazdığı bir mektupta bana dikte etti ki: Nebi her farz namazın sonunda şöyle derdi:

“Allah’tan başka ilah yoktur; O tektir, ortağı yoktur. Mülk O’nundur, hamd O’nadır. O her şeye gücü yetendir. Allah’ım! Senin verdiğini engelleyecek yoktur; senin engellediğini verecek yoktur; (kişinin) zenginliği/itibarı (ciddi olanın ciddiyeti) sana karşı fayda vermez.”

Şu‘be, Abdülmelik’ten bu lafızla rivayet etti; ayrıca Hakem’in Kasım b. Muhaymire’den, onun da Verrâd’dan bu lafızla rivayet ettiği de vardır.

Hasan dedi ki: “El-cedd” (burada) zenginlik demektir.

https://kutsalayet.de/buhari-843/,https://kutsalayet.de/buhari-845/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız