Buhari 6029:
Hafs b. Ömer bize rivayet etti.
Şu‘be bize rivayet etti.
Süleyman’dan; (Süleyman) dedi ki: Ebû Vâil’i işittim; Mesrûk’u işittim; (Mesrûk) dedi ki: Abdullah b. Amr dedi ki:
(Kuteybe de rivayet etti:) Kuteybe bize rivayet etti; Cerîr bize rivayet etti; A‘meş’ten; Şakîk b. Seleme’den; Mesrûk’tan rivayetle (Mesrûk) dedi ki:
Abdullah b. Amr’a, Muâviye ile birlikte Kûfe’ye geldiği sırada girdik. Resûlullah’ı anarak şöyle dedi:
Resûlullah ne kaba sözlüydü ne de kabalık yapan biriydi.
Ve (şunu da) söyledi: Resûlullah şöyle dedi:
“En hayırlılarınız, ahlakı en güzel olanlarınızdır.”
Buhari Edeb 38
Buhari 6030:
Muhammed b. Sellâm bize haber verdi.
Abdülvehhâb bize haber verdi.
Eyyûb’dan; Abdullah b. Ebî Müleyke’den; Âişe’den rivayetle:
Yahudiler Peygamber’in yanına geldiler ve “Sâm sizin üzerinize olsun” dediler.
Âişe “Sizin üzerinize; Allah size lanet etsin; Allah size gazap etsin” dedi.
Peygamber şöyle dedi:
“Yavaş ol, Âişe! Yumuşak ol; sertlikten ve çirkin sözden sakın.”
Âişe: “Onların ne dediğini duymadın mı?” dedi.
Peygamber şöyle dedi:
“Benim ne dediğimi duymadın mı? Onlara karşılık verdim. Benim (duam) onlar hakkında kabul edilir; onların (duası) benim hakkımda kabul edilmez.”
Abdülvehhâb bize haber verdi.
Eyyûb’dan; Abdullah b. Ebî Müleyke’den; Âişe’den rivayetle:
Yahudiler Peygamber’in yanına geldiler ve “Sâm sizin üzerinize olsun” dediler.
Âişe “Sizin üzerinize; Allah size lanet etsin; Allah size gazap etsin” dedi.
Peygamber şöyle dedi:
“Yavaş ol, Âişe! Yumuşak ol; sertlikten ve çirkin sözden sakın.”
Âişe: “Onların ne dediğini duymadın mı?” dedi.
Peygamber şöyle dedi:
“Benim ne dediğimi duymadın mı? Onlara karşılık verdim. Benim (duam) onlar hakkında kabul edilir; onların (duası) benim hakkımda kabul edilmez.”
Buhari 6031:
Asbağ bize haber verdi.
İbn Vehb bana haber verdi.
Ebû Yahyâ (o, Füleyh b. Süleyman’dır) bize haber verdi.
Hilâl b. Üsâme’den; Enes b. Mâlik’ten rivayetle (Enes) dedi ki:
Peygamber ne söven biriydi, ne çirkin sözlüydü, ne de lanet eden biriydi.
Bizden birine sitem ettiğinde şöyle derdi:
“Ne oluyor ona, alnı toprağa bulansın!”
İbn Vehb bana haber verdi.
Ebû Yahyâ (o, Füleyh b. Süleyman’dır) bize haber verdi.
Hilâl b. Üsâme’den; Enes b. Mâlik’ten rivayetle (Enes) dedi ki:
Peygamber ne söven biriydi, ne çirkin sözlüydü, ne de lanet eden biriydi.
Bizden birine sitem ettiğinde şöyle derdi:
“Ne oluyor ona, alnı toprağa bulansın!”
Buhari 6032:
Amr b. Îsâ bize rivayet etti.
Muhammed b. Sevâ’ bize rivayet etti.
Rûh b. Kâsım’dan; Muhammed b. Münkedir’den; Urve’den; Âişe’den rivayetle:
Bir adam Peygamber’den izin istedi. Peygamber onu görünce şöyle dedi:
“Kabile halkı içinde ne kötü kardeş, ne kötü evlat!”
Adam oturunca Peygamber yüzünde yumuşayıp güler yüz gösterdi ve ona iltifat etti.
Adam gidince Âişe şöyle dedi:
“Ey Allah’ın Elçisi! Adamı görünce şöyle şöyle dedin; sonra yüzünde yumuşadın ve ona yakın davrandın.”
Resûlullah şöyle dedi:
“Ey Âişe! Beni ne zamandır çirkin sözlü görmüşsün? Allah katında kıyamet günü insanların derecesi en kötü olan kişi, insanların şerrinden sakınmak için terk ettiği (yanına yaklaşmadığı) kimsedir.”
Muhammed b. Sevâ’ bize rivayet etti.
Rûh b. Kâsım’dan; Muhammed b. Münkedir’den; Urve’den; Âişe’den rivayetle:
Bir adam Peygamber’den izin istedi. Peygamber onu görünce şöyle dedi:
“Kabile halkı içinde ne kötü kardeş, ne kötü evlat!”
Adam oturunca Peygamber yüzünde yumuşayıp güler yüz gösterdi ve ona iltifat etti.
Adam gidince Âişe şöyle dedi:
“Ey Allah’ın Elçisi! Adamı görünce şöyle şöyle dedin; sonra yüzünde yumuşadın ve ona yakın davrandın.”
Resûlullah şöyle dedi:
“Ey Âişe! Beni ne zamandır çirkin sözlü görmüşsün? Allah katında kıyamet günü insanların derecesi en kötü olan kişi, insanların şerrinden sakınmak için terk ettiği (yanına yaklaşmadığı) kimsedir.”