Buhari 6372:
Muhammed b. Yûsuf bize rivayet etti.
Süfyân bize rivayet etti.
Hişâm b. Urve’den; o da babasından; o da Âişe’den rivayet etti. Âişe dedi ki:
Peygamber şöyle dedi:
“Allah’ım! Medine’yi bize sevdir; Mekke’yi bize sevdirdiğin gibi, hatta daha da fazla sevdir. Onun hummasını (sıtmasını) Cuhfe’ye naklet. Allah’ım! Müdümüze ve sâ’ımıza bereket ver.”
Buhari Deavat 43
Buhari 6373:
Mûsâ b. İsmâil bize rivayet etti.
İbrâhim b. Sa‘d bize rivayet etti.
İbn Şihâb bize haber verdi.
Âmir b. Sa‘d’dan (rivayet etti): Sa‘d (b. Ebî Vakkâs) şöyle dedi:
Veda haccında Resûlullah beni, ölüm derecesine yaklaştığım bir hastalık sebebiyle ziyaret etti. Ben dedim ki: “Ey Allah’ın elçisi! Görüyorsun, bu hastalık beni bu hâle getirdi. Malım var; benden sadece bir tek kızım miras alacak. Malımın üçte ikisini sadaka vereyim mi?” (Peygamber) “Hayır” dedi.
Ben: “Yarısını vereyim mi?” dedim. (Peygamber) “Üçte biri (ver); üçte bir de çoktur. Senin varislerini zengin bırakman, onları yoksul bırakıp insanlardan dilenir hâlde bırakmandan daha hayırlıdır. Sen Allah’ın rızasını isteyerek yaptığın hiçbir harcamada karşılıksız kalmazsın; hatta eşinin ağzına koyduğun lokmada bile sevap alırsın.” dedi.
Ben: “Arkadaşlarımdan sonra (Medine’den) geri bırakılacak mıyım?” dedim. (Peygamber) dedi ki: “Sen geride kalırsan, Allah’ın rızasını isteyerek yaptığın her işte mutlaka derecen ve itibarın artar. Umulur ki sen (bir süre) geride kalırsın da seninle bazı topluluklar fayda görür, bazıları da (senin yüzünden) zarar görür.”
Sonra şöyle dua etti:
“Allah’ım! Ashabıma hicretlerini tamamla; onları gerisin geri çevirmeyi nasip etme. Fakat bahtsız olan Sa‘d b. Havle’dir.”
Sa‘d dedi ki: Peygamber, onun Mekke’de vefat etmesine üzülmüştü.
İbrâhim b. Sa‘d bize rivayet etti.
İbn Şihâb bize haber verdi.
Âmir b. Sa‘d’dan (rivayet etti): Sa‘d (b. Ebî Vakkâs) şöyle dedi:
Veda haccında Resûlullah beni, ölüm derecesine yaklaştığım bir hastalık sebebiyle ziyaret etti. Ben dedim ki: “Ey Allah’ın elçisi! Görüyorsun, bu hastalık beni bu hâle getirdi. Malım var; benden sadece bir tek kızım miras alacak. Malımın üçte ikisini sadaka vereyim mi?” (Peygamber) “Hayır” dedi.
Ben: “Yarısını vereyim mi?” dedim. (Peygamber) “Üçte biri (ver); üçte bir de çoktur. Senin varislerini zengin bırakman, onları yoksul bırakıp insanlardan dilenir hâlde bırakmandan daha hayırlıdır. Sen Allah’ın rızasını isteyerek yaptığın hiçbir harcamada karşılıksız kalmazsın; hatta eşinin ağzına koyduğun lokmada bile sevap alırsın.” dedi.
Ben: “Arkadaşlarımdan sonra (Medine’den) geri bırakılacak mıyım?” dedim. (Peygamber) dedi ki: “Sen geride kalırsan, Allah’ın rızasını isteyerek yaptığın her işte mutlaka derecen ve itibarın artar. Umulur ki sen (bir süre) geride kalırsın da seninle bazı topluluklar fayda görür, bazıları da (senin yüzünden) zarar görür.”
Sonra şöyle dua etti:
“Allah’ım! Ashabıma hicretlerini tamamla; onları gerisin geri çevirmeyi nasip etme. Fakat bahtsız olan Sa‘d b. Havle’dir.”
Sa‘d dedi ki: Peygamber, onun Mekke’de vefat etmesine üzülmüştü.