Buhari 6323:
Müsedded bize rivayet etti.
Yezîd b. Zürey‘ bize rivayet etti.
Hüseyin bize rivayet etti.
Abdullah b. Büreyde’den; o da Büşeyr b. Ka‘b’dan; o da Şeddâd b. Evs’ten; o da Peygamber’den rivayet ettiğine göre Peygamber şöyle buyurdu:
“İstiğfarın efendisi şudur demendir: ‘Allah’ım! Sen benim Rabbimsin; senden başka ilah yoktur. Beni sen yarattın ve ben senin kulunum. Gücüm yettiğince senin ahdin ve vaadin üzereyim. Nimetini de günahımı da sana itiraf ederim. Beni bağışla; çünkü günahları senden başka bağışlayan yoktur. Yaptığım şeylerin şerrinden de sana sığınırım.’
Kim bunu akşamleyin söyler de sonra ölürse cennete girer (ya da cennet ehlinden olur). Kim de bunu sabahleyin söyler de o gün içinde ölürse (aynı hüküm geçerlidir).”
Buhari Deavat 16
Buhari 6324:
Ebû Nuaym bize rivayet etti.
Süfyân bize rivayet etti.
Abdülmelik b. Umeyr’den; o da Rib‘î b. Hirâş’tan; o da Huzeyfe’den rivayet etti. Huzeyfe dedi ki:
Peygamber uyumak istediğinde şöyle derdi:
“Allah’ım, senin adınla ölür ve dirilirim.”
Uykusundan uyandığında da şöyle derdi:
“Bizi öldürdükten sonra dirilten Allah’a hamd olsun. Dönüş de O’nadır.”
Süfyân bize rivayet etti.
Abdülmelik b. Umeyr’den; o da Rib‘î b. Hirâş’tan; o da Huzeyfe’den rivayet etti. Huzeyfe dedi ki:
Peygamber uyumak istediğinde şöyle derdi:
“Allah’ım, senin adınla ölür ve dirilirim.”
Uykusundan uyandığında da şöyle derdi:
“Bizi öldürdükten sonra dirilten Allah’a hamd olsun. Dönüş de O’nadır.”
Buhari 6325:
Abdân bize rivayet etti.
Ebû Hamza’dan; o da Mansûr’dan; o da Rib‘î b. Hirâş’tan; o da Haraşe b. el-Hurr’dan; o da Ebû Zer’den rivayet etti. Ebû Zer dedi ki:
Peygamber gece yatağına girdiğinde şöyle derdi:
“Allah’ım, senin adınla ölür ve dirilirim.”
Uyandığında da şöyle derdi:
“Bizi öldürdükten sonra dirilten Allah’a hamd olsun. Dönüş de O’nadır.”
Ebû Hamza’dan; o da Mansûr’dan; o da Rib‘î b. Hirâş’tan; o da Haraşe b. el-Hurr’dan; o da Ebû Zer’den rivayet etti. Ebû Zer dedi ki:
Peygamber gece yatağına girdiğinde şöyle derdi:
“Allah’ım, senin adınla ölür ve dirilirim.”
Uyandığında da şöyle derdi:
“Bizi öldürdükten sonra dirilten Allah’a hamd olsun. Dönüş de O’nadır.”