"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Şuara 148

Ekinlerde ve salkımları sarkmış hurmalıklarda?

Diyanet Vakfı
146, 147, 148. Siz burada, bahçelerin, pınarların içinde; ekinlerin, salkımları sarkmış hurmalıkların arasında güven içinde bırakılacak mısınız (sanırsınız)?

Kurtubi Tefsiri
“Ekinler ve meyveleri olgunlaşmış güzel hurma ağaçları arasında,

“Bahçelerde ve akarsular arasında, ekinler ve meyveleri olgunlaşmış güzel hurma ağaçtan arasında.”

ez-Zemahşerî dedi ki,

“bahçeler” âyetinden sonra

“hurma ağaçları arasında” diye buyurmuştur. Nasıl ki “ne’am” denildiğinde çift yaratılmış hayvanlar arasından öncelikle deveyi kapsadığı gibi “bahçeler” denildiğinde de öncelikle hurma ağaçlarını kapsar. Hatta öyleki Araplar bahçe (cennet)i zikrederken, sadece hurma ağacını kastederler. Nitekim “ne’am” deyip de sadece deveyi kastettikleri gibi. Şair Züheyr de şöyle demiştir:

“Gözlerim kovalarındadır sanki su taşıyan bir devenin,

Uzun boylu hurma ağaçları bulunan bir bahçeyi sulayan ve bundan yorgun düşmüş bir devenin.”

Görüldüğü gibi burada hurma ağaçlarını kastetmektedir diye sorulursa; deriz ki: Bunu iki şekilde açıklayabiliriz: 1- Genel olarak ağaçların kapsamına girmekle birlikte özellikle hurma ağacının söz konusu edilmesi diğer ağaçlardan olan üstünlüğüne dikkat çekmek içindir. 2- Bahçelerle hurma ağaçları dışında ağaçları bulunan diğer bahçeleri kastetmiş olma ihtimalidir. Çünkü lâfız buna elverişlidir. Bundan sonra da ona hurma ağaçları atfedilmiştir.

“Meyve” lâfzı aslında kılıcın sivri ucu gibi hurma ağacından çıkan ve içinde salkımın çöpleri bulunan demektir. ise salkımı ile birlikte gövdeden çıkan büyükçe salkıma denilir.

“Olgunlaşmış” ile ilgili olarak İbn Abbâs şu açıklamayı yapmıştır; Bu, kabında kaldığı sürece hurma meyvesinin güzel halini ifade eder. Bu kelime aynı zamanda latif ve İnce manasına gelir. Şair İmruu’l-Kays’ın şu mısraında da bu anlamda kullanılmıştır:

“Eğildi üzerime yumuşak, ince beliyle ve dolgun bacaklarıyla”

el-Cevherî dedi ki: Yeni çıkan hurma meyvesine kapçığından çıkmadığı sürece denilir. Buna sebeb ise içice olmasıdır. Kadınlar hakkında ise ince belli olduğunu anlatmak için kullanılır. Buna yakın açıklamayı el-Herevî de zikretmiş olup şöyle demiştir: Bu henüz kabında birbiri üstünde bulunan ortaya çıkmadan önceki hurma meyvesidir. “Yanları, böğürleri birbirine yakın (ince belli adam)” tabiri de buradan gelmektedir, dilcilerin açıklaması budur.

el-Maverdî ve başkaları ise bu hususta oniki görüş nakletmektedirler:

1- Henüz taze ve yumuşak olana denir. Bu açıklamayı İkrime yapmıştır.

2- Taze hurmanın sapı ve çöpü ayrılmamış olandır. Bu açıklamayı da Saîd b. Cübeyr yapmıştır. en-Nehhâs dedi ki: Ebû İshak, Yezid’den -ki bu İbn Ebi Ziyad’dır, Kûfelidir. Yezid b. Ebi Meryem ise Şamlıdır- Yüce Allah’ın:

“Ve meyveleri olgunlaşmış güzel hurma ağaçları” âyeti hakkında şöyle dediğini rivâyet etmektedir: Yani bunların kimisi yenebilecek hale gelmiş tazedir, kimisi henüz sapından koparılmamış demektir.

3- Bu içinde çekirdeği bulunmayan hurma demektir. Bu açıklamayı da el-Hasen yapmıştır.

4- Oldukça yumuşak, dağılabilen, el değer değmez dağılan demektir. Bu açıklamayı da Mücahid yapmıştır. Ebû’l-Âl-iyye ise ağızda eriyip dağılan diye açıklamıştır.

5- Birbiri üstüne bindiğinden dolayı birbirine geçmiş ve küçülmüş demektir. Bu açıklamayı ed-Dahhâk ve Mukâtil yapmıştır.

6- Biri diğerine yapışmış, geçmiş anlamındadır. Bu açıklamayı da Ebû Sahr yapmıştır.

7- Birbirinden ayrılıp yeşillenmeye başladığı zamadaki meyvedir. Bunu da ed-Dahhâk söylemiştir.

8- Taze, olgunlaşmış anlamındadır. Bu açıklamayı İbn Abbâs yapmıştır.

9- Üzerinde kabuğu çatlamadan önce saklı bulunan demektir. Bunu da İbn Şecere nakletmiştir. Şair dedi ki;

“Sanki o üzerinde çatlakları fark edilemeyen,

Kabukları üzerinden çatlamamış (hurmaların),

üzerinde taşındığı bir yük hayvanıdır.”

10- Gevşek demektir. Bu açıklamayı el-Hasen yapmıştır.

11- İlk baş gösterdiği sıradaki yumuşak halinin adıdır. Bu açıklamayı el-Herevî yapmıştır.

12- Bundan kasıt el-Bernî denilen hurma türüdür. Bu açıklamayı da

İbnu’l-A’râbî yapmıştır. Bu fail anlamında feil vezninde bir kelimedir. Yani yenilen şeyin güzel bir şekilde hazmedilmesi manasınadır.”(………): Yemeğin hazmedilmesi” tabirinden gelmektedir.

“Meyve” kelimesi den türemiş bir isimdir. Bu da ortaya çıkmak anlamındadır. Güneşin, ayın ve bitkilerin ortaya çıkışını anlatmak için; ın kullanılması da buradan gelmektedir.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/suara-147/,https://kutsalayet.de/suara-149/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız