"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Secde 24

Sabrettikleri ve ayetlerimize kesin olarak inandıkları zaman, onlardan buyruğumuzla doğru yola ileten önderler kıldık.

Diyanet Vakfı
Sabrettikleri ve ayetlerimize kesinlikle inandıkları zaman, onların içinden, buyruğumuzla doğru yola ileten rehberler tayin etmiştik.

Kurtubi Tefsiri
Ve onlardan sabrettikleri zaman Bizim emrimizle hidayete ileten önderler kıldık. Onlar âyetlerimize iyiden iyiye inanıyorlardı.

“Yemin olsun ki Biz Mûsa’ya da kitabı verdik. Sen ona kavuşmaktan şüphe etme.” Yani ey Muhammed, Mûsa ile kavuşmaktan yana şüphen olmasın. Bu açıklamayı İbn Abbâs yapmıştır. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) Mûsa (aleyhisselâm) ile îsra gecesinde karşılaşmıştır. Katade dedi ki: Mana, sen İsra gecesinde onunla karşılaşmış olduğundan yana şüphe içinde olma, şeklindedir. Her ikisinin de anlamı birdir.

Anlamın şöyle olduğu da söylenmiştir; Sen kıyâmette Mûsa ile karşılaşmaktan yana şüphe içinde olma. O günde sen onunla karşılaşacaksın.

Bir başka açıklama şöyledir: Mûsa’nın Kitabı kabul ile karşılamış olduğundan yana şüphen olmasın. Bu açıklamayı Mücahid ve ez-Zeccâc yapmışlardır. el-Hasen’den rivâyete göre o, âyetin anlamı hakkında şöyle demiştir:

“Yemin olsun ki Biz Mûsa’ya da kitabı verdik.” Ona eziyet edildi ve yalanlandı, O bakımdan sen de onun karşılaşmış olduğu yalanlama ve eziyetlerin benzeri ile karşılaşmaktan yana şüphe içerisinde olma. Bu açıklamaya göre;

“Ona kavuşmak” lâfzındaki “he (o)” zamiri hazfedilmiş bir ifadeye ait olur ve onun karşılaştığı şeylerle karşılaşmaktan… anlamında olur.

en-Nehhâs dedi ki: Bu, garib bir görüştür. Şu kadar var ki bu görüş Amr b. Ubeyd’in rivâyetlerindendir.

İfadede bir takdim ve tehir olduğu da söylenmiştir. Buna göre anlam şöyledir: De ki: Sizin canınızı almakla görevli olan ölüm meleği sizin canınızı alır. O bakımdan sen ona kavuşmaktan şüphe etme. Buna göre bu ifade;

“Yemin olsun ki Biz Mûsa’ya da kitabı verdik” âyeti ile

“Ve Biz onu İsrailoğullarına hidayet kıldık” âyeti arasında bir mu’teriza (ara) cümlesi olarak gelmiş olmaktadır.

“Biz onu… kıldık” âyetindeki zamirin kime ait olduğu hususunda iki görüş vardır. Birincisine göre “Biz Mûsa’yı kıldık” anlamındadır ve bu görüş Katade’ye aittir. İkincisine göre ise Biz kitabı kıldık anlamındadır. Bu da el-Hasen’in görüşüdür.

“Ve onlardan… önderler” din hususunda kendilerine uyulacak liderler

“kıldık.”

Kûfeliler:

“Önderler” diye okumaktadırlar. en-Nehhâs ise şöyle demektedir: Bu bütün nahivcilere göre bir lahindir. Çünkü bu aynı kelimede iki hemzenin arka arkaya kullanılması demektir ve bu nahvin incelikli konularından birisidir.

Bunun açıklaması şöyledir: Bu kelimenin aslı şeklindedir. Sonra “mim”in harekesi “hemze”ye verildikten sonra (ilk mim ikinci) “mim”e idgam edilmiş, ikinci “hemze” de iki “hemze” arka arkaya gelmesin diye hafifletilmiştir. (Çünkü) iki ayrı harf halinde arka arkaya iki hemzenin gelmesi uzak (pek doğru olmayan) bir iştir. Tek bir harfte ise; Âdem, diğer” kelimelerinde ve benzerlerinde olduğu gibi, İkincisi hafifletilmedikçe câiz olmaz. “Bu, bundan daha önderdir” denilirken “vav”lı da “ye”li de kullanılabilir. Bu açıklamalar daha önceden et-Tevbe Sûresi’nde (9/12. âyet, 7. başlıkta) geçmiş bulunmaktadır. Doğrusunu en iyi bilen Allah’tır.

“Bizim” bu hususta onlara verdiğimiz

“emrimizle” bu emre binaen

“hidâyete” insanları bize itaat etmeye

“ileten önderler kıldık.” Buradaki

“bizim emrimizle” âyetinin

“Bizim emrimize” anlamında olduğu da söylenmiştir. Yani insanları Bizim dinimize ileten önderler kıldık.

Denildiğine göre kasıt peygamberlerdir. Bu görüş Katade’ye aittir. Bir diğer açıklamaya göre kasıt fukahâ ve İlim adamlarıdır,

“Sabrettikleri zaman” âyetindeki:

“Zaman” kelimesi umumiyetle “lâm” harfi üstün, “mim” harfi de üstün ve şeddeli olarak okunmuştur, “Sabrettikleri zaman” demektir. Ancak Yahya, Hamza, el-Kisaî, Halef ve Yakub’ dan rivâyetle Ruveys; “Sabrettikleri için” diye okumuşlardır. Yani onlar sabrettikleri için Biz de onları önderler kıldık. Ebû Ubeyd de bu okuyuşu İbn Mes’ûd’un;

“Sabrettikleri için” şeklindeki “be” ile okuyuşunu gözöntinde bulundurarak tercihe değer bulmuştur.

Burada sözü edilen “sabır” din üzere ve sıkıntılara karşı bir sabırdır. Dünyadan uzak kalmakta sabır, diye de açıklanmıştır,

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/secde-23/,https://kutsalayet.de/secde-25/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız