"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Saff 5

Mûsâ kavmine şöyle demişti: ‘Ey kavmim! Benim size Allah’ın elçisi olduğumu bildiğiniz hâlde niçin bana eziyet ediyorsunuz?’ Onlar eğrilince Allah da kalplerini eğriltti. Allah fasıklar topluluğunu hidayete erdirmez.

Okunuşu ve Kelime Anlamı
Ve iz kale (hani demişti) Musa (Musa) li-kavmihi (kavmine): ya kavmi (ey kavmim), lime tu’zuneni (niçin bana eziyet ediyorsunuz), ve kad ta’lemune (oysa biliyorsunuz ki) anni (benim) rasulu’llahi (Allah’ın Resulü olduğumu) ileykum (size gönderilmiş). Fe-lemma zagu (eğrilince), ezaga’llahu (Allah da eğriltti) kulubehum (kalplerini). Vallahu (ve Allah) la yehdi (hidayet etmez) el-kavme’l-fasikin (fasık topluluğu).

Mukatil Tefsiri
Burada sözü edilen kavim, Mûsâ’ya iman etmiş olan ve on iki sıbttan oluşan İsrailoğullarıdır.

Mûsâ onlara: “Ey kavmim! Niçin bana eziyet ediyorsunuz?” dedi. Onlar Mûsâ hakkında, onun bedeninde bir şişlik bulunduğunu söylemişlerdi. Bunun benzeri Ahzâb Sûresi’nde geçen: “Mûsâ’ya eziyet edenler gibi olmayın” (Ahzâb 69) ayetidir.

Daha sonra hitap tekrar Mûsâ’nın sözüne dönerek şöyle buyurulmuştur:

“Benim size Allah’ın elçisi olduğumu bildiğiniz hâlde…” Yani Mûsâ, onların kendi peygamberliği hakkındaki bilgilerine rağmen kendisine eziyet etmelerini kınamıştır.

“Onlar eğrilince…” yani haktan saptılar, ondan yüz çevirdiler ve doğruluktan ayrıldılar.

“Allah da kalplerini eğriltti.” Yani Allah onların kalplerini hakka yönelmekten çevirdi ve saptırdı.

“Allah fasıklar topluluğunu hidayete erdirmez.” Yani Allah, sapıklıktan kendi dinine yönelmeleri konusunda isyankâr topluluğu hidayete ulaştırmaz. Buradaki “fasıklar”, Allah’a isyan eden kimselerdir.

Taberi Tefsiri
Yüce Allah, Peygamber Muhammed’e hitaben Mûsâ b. İmrân’ın kavmiyle olan durumunu hatırlatmasını emretmekte ve şöyle buyurmaktadır: Ey Muhammed! Mûsâ’nın kavmine, “Ey kavmim! Benim size Allah tarafından gönderilmiş bir elçi olduğumu kesin olarak bildiğiniz hâlde niçin bana eziyet ediyorsunuz?” dediği zamanı hatırla. Mûsâ, kavminin kendi peygamberliğini bildiğini ve Allah tarafından gönderildiğini kabul ettiğini bildiği hâlde ona karşı gelmelerini, kendisine sıkıntı vermelerini ve eziyet etmelerini kınamaktadır.

Ardından Allah Teâlâ, “Onlar eğrilince Allah da kalplerini eğriltti” buyurmaktadır. Bunun anlamı, onların doğru yoldan ayrılıp haktan sapmaları, adalet ve doğruluk yolunu terk etmeleri üzerine Allah’ın da kalplerini haktan uzaklaştırması ve onları doğru yola yönelmekten çevirmesidir. Yani onlar önce kendi iradeleriyle doğruluktan ayrılmışlar, bunun sonucunda Allah da kalplerini hakka yönelmekten mahrum bırakmıştır.

Bu ayetin tefsiri hakkında Ebû Ümâme’den bir rivayet nakledilmiştir. O, “Onlar eğrilince Allah da kalplerini eğriltti” (Saff 5) ayeti hakkında bunun Hâricîler hakkında olduğunu söylemiştir.

Daha sonra Allah Teâlâ, “Allah fasıklar topluluğunu hidayete erdirmez” buyurmaktadır. Bunun anlamı, Allah’ın küfrü imana tercih eden, hakka karşı çıkmayı seçen ve itaatten ayrılan kimseleri gerçeğe ulaştırma ve doğruyu bulma konusunda muvaffak kılmamasıdır. Buradaki “fasıklar” ifadesi, Allah’ın emrinden çıkan, itaat yolunu terk eden ve iman yerine küfrü tercih eden kimseleri ifade etmektedir. Bu nedenle Allah onları hakka ulaştıracak bir başarı ve tevfike eriştirmez.

Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…

https://kutsalayet.de/saff-4/,https://kutsalayet.de/saff-6/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız