Serî‘ – Şuayb – Seyf – Amr – Şa‘bî yoluyla bana yazılı olarak nakledildi:
İslam’daki ilk garnizon şehri olan Kûfe halkı arasında şeytanın kışkırttığı ilk fitne şu şekilde ortaya çıktı. Sa‘d b. Ebî Vakkās, Abdullah b. Mes‘ûd’dan beytülmâlden bir borç istedi ve Abdullah bu parayı ona verdi. Ancak Abdullah parayı geri istediğinde Sa‘d onu ödeyemedi. İkisi arasında sözlü tartışma çıktı. Bunun üzerine Abdullah halkın bir kısmından paranın geri alınması için yardım istedi; Sa‘d ise başka bir kesimden kendisine süre verilmesi için destek istedi. Böylece insanlar iki tartışan gruba ayrıldılar; bir grup Sa‘d’ı, diğer grup ise Abdullah’ı suçladı.
Serî‘ – Şuayb – Seyf – İsmail b. Ebî Hâlid – Kays b. Ebî Hâzim yoluyla şöyle rivayet edilmiştir:
Sa‘d’ın evinde, kardeşinin oğlu Hâşim b. Utbe ile birlikte oturuyordum. İbn Mes‘ûd Sa‘d’ın yanına geldi ve şöyle dedi:
“Borcunu ver!”
Sa‘d şöyle cevap verdi:
“Senin kavga çıkarmak istediğini düşünüyorum. Sen Mes‘ûd’un oğlundan başka kimsin? Hüzeyl kabilesinden bir kölenin oğlu değil misin?”
İbn Mes‘ûd şöyle dedi:
“Evet, Allah’a yemin olsun ki ben Mes‘ûd’un oğluyum; sen ise Humeyne’nin oğlusun.”
Bunun üzerine Hâşim şöyle dedi:
“Evet, siz ikiniz de Allah’ın Elçisi’nin sahabelerisiniz ve insanlar sizi dikkatle izliyor.”
Sa‘d ise öfkeli bir adamdı. Elindeki değneği yere attı, ellerini kaldırdı ve şöyle dedi:
“Ey göklerin ve yerin Rabbi olan Allah!”
Abdullah şöyle dedi:
“Yazık sana! Dua ederken hayır söyle, beddua etme.”
Sa‘d şöyle dedi:
“Hayır, Allah’a yemin olsun ki! Allah’tan korkmasaydım sana isabet edecek bir beddua ederdim.”
Bunun üzerine Abdullah hemen dönüp oradan ayrıldı.
Serî‘ – Şuayb – Seyf – Kâsım b. Velîd – Müseyyeb b. Abd Hayr – Abdullah b. Ukaym yoluyla şöyle rivayet edilmiştir:
İbn Mes‘ûd ile Sa‘d arasında borç meselesi yüzünden tartışma çıkınca Osman her ikisine de öfkelendi. Kûfe’yi Sa‘d’ın elinden aldı ve onu görevden azletti. Abdullah’a da kızdı fakat onu görevinde bıraktı. Sonra Ömer zamanında Cezîre bölgesinde Rebîa kabilesinden sorumlu olan Velîd b. Ukbe’yi vali olarak tayin etti. Velîd Kûfe’ye geldi ve şehirden ayrılıncaya kadar evine kapı taktırmadı.
Serî‘ – Şuayb – Seyf – Muhammed ve Talha yoluyla şöyle rivayet edilmiştir:
Osman, Abdullah ile Sa‘d arasında olup bitenleri öğrenince her ikisine de kızdı ve ikisine karşı da işlem yapmayı düşündü; fakat sonra bundan vazgeçti. Sa‘d’ı geri çağırdı, ondan borcunu aldı, Abdullah’ı görevinde bıraktı ve borcu ona ulaştırdı. Sa‘d’ın yerine vali olarak Ömer zamanında Cezîre Araplarından sorumlu olan Velîd b. Ukbe’yi tayin etti.
Velîd, Osman’ın hilafetinin ikinci yılında Kûfe’ye geldi. Sa‘d orada bir yıl ve ikinci yılın bir kısmı boyunca valilik yapmıştı. Velîd Kûfe’ye geldiğinde halk arasında en sevilen ve onlara karşı en nazik davranan kişilerden biri oldu. Beş yıl boyunca durum böyle devam etti ve onun evinde kapı bulunmuyordu.