“Ve onun haberini elbette bir süre sonra bileceksiniz.”
Diyanet Vakfı
Onun verdiği haberin doğruluğunu bir zaman sonra çok iyi öğreneceksiniz.
Kurtubi Tefsiri
“Onun haberini bir süre sonra elbette bileceksinizdir.”
“O” yani Kur’ân-ı Kerîm
“ancak âlemlere” cinlere ve insanlara
“bir öğüttür. Onun haberini bir süre sonra elbette bileceksinizdir.” Zikrin yani Kur’ân’ın haberinin hak olduğunu mutlaka “bir süre sonra” bileceksinizdir.
Katade: Ölümden sonra diye açıklamıştır. ez-Zeccâc da böyle demiştir. İbn Abbâs, İkrime ve İbn Zeyd de: Kıyâmet günü diye açıklamışlardır. el-Ferrâ” da: Ölümden önce ve sonra diye açıklamıştır. Yani
“bir süre sonra” söylediğimin hakikati sizin için açıklık kazanmış olacaktır. Bir süre sonra bu böyle olacaktır, bu da müslümanların kılıçları tepenize ineceği zaman açığa çıkacaktır, demektir. es-Süddî: Bu da Bedir günü olacaktır diye açıklamıştır.
el-Hasen şöyle derdi: Ey Âdemoğlu, ölüm esnasında sana kesin haber gelecektir.
İkrime’ye: Bir süreye kadar (hîn) mutlaka bu işi yapacağına dair yemin eden kimse hakkında soru sorulmuş o da şöyle demiştir: Bazı “bir süre (hîn)” lâfzının ne demek olduğu anlaşılamaz (veya onun gerçekleşeceği zamana yetişilemez). Yüce Allah’ın:
“Onun haberini bir süre sonra elbette bileceksinizdir” âyeti gibi. Kimisi de ne demek olduğu bilinebilir. Yüce Allah’ın:
“O ağaç Rabbinin izniyle her zaman (hîn) meyvelerini verir” (İbrahim, 14/25) âyetinde olduğu gibi. Buradaki hîn’den kasıt hurmaların toplanmasından tekrar tomurcuklanmasına kadar geçen altı aylık zamandır. Bu hususa dair açıklamalar daha önce el-Bakara Sûresi’nde (2/36. âyet, 6. -başlıkta ve İbrahim Sûresi’nde 14/25- âyetin tefsirinde) geçmiş bulunmaktadır.
Yüce Allah’a hamdolsun.