"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Sad 69

“Mele-i a‘lâ çekişirken, benim bir bilgim yoktu.”

Diyanet Vakfı
Onlar orada tartışırken benim mele-i ala hakkında hiçbir bilgim yoktu.

Kurtubi Tefsiri
“Onlar birbirleri ile tartışırlarken benim Mele-i A’la’ya dair bir bilgim yoktur.

“Onlar birbirleri ile tartışırlarken benim Mele-i A’la’ya dair bir bilgim yoktur” âyetinde sözü geçen “Mele-i A’la” İbn Abbâs ve es-Süddî’nin açıklamasına göre meleklerdir. Onlar Âdem (aleyhisselâm) yaratıldığında durumu hakkında tartışmışlardı ve:

“Orada bozgunculuk yapacak… bir kimse mi yaratacaksın?” (el-Bakara, 2/30) demişler, İblis de:

“Ben ondan hayırlıyım.” (el-Araf, 7/12) demişti. İşte bu, Muhammed (sallallahü aleyhi ve sellem)’ın Âdem ve diğerlerinin kıssaları hakkında haber verdiğini açıklamaktadır. Böyle bir şey ise ancak ilâhi bir te’yidin varlığı ile mümkün olabilir, düşünülebilir. O halde bu yolla onun doğru söylediğine dair mucize de ortaya konulmuş olmaktadır. O halde peygamberin doğruluğunu bilmek için Kur’ân’ın üzerinde gereği gibi düşünmekten ne diye yüz çevirdiler? İşte bundan ötürü (bu âyetler) yüce Allah’ın:

“De ki: O büyük bir haberdir. Siz ise ondan yüz çevirmektesiniz” âyeti ile bitişik gelmiştir.

İkinci görüşü Eşheb, el-Hasen’den rivâyet etmektedir. el-Hasen dedi ki: Rasulullah (sallallahü aleyhi ve sellem) buyurdu ki: “Rabbim bana sordu ve dedi ki: Ey Muhammed! Mele-i A’la da neyin hakkında tartışmışlardır? Ben: Keffaretler ve dereceler hakkında dedim. Keffaretler nedir? diye sordu. Ben: Yürüyerek cemaat namazlarına gitmek, soğuklarda iyice abdest almak, bir namazı kıldıktan sonra diğer namazı beklemek suretiyle ardı arkasına mescidlere gitmektir. Peki dereceler nedir? diye sordu. Ben: Selamı yaymak, yemeği yedirmek ve insanlar uykuda iken geceleyin namaz kılmak dedim.” Bu hadisi bu manası ile Tirmizî, İbn Abbâs’tan rivâyet etmiş ve hakkında garib bir hadistir demiştir. Tirmizî, V, 368 Muaz b. Cebel’den de rivâyet etmiş olup: Bu hasen, sahih bir hadistir demiştir. hadisi “Kitabu’l-Esna fi Şerhi Esmaillahi’l-Hüsna” adlı eserimizde bütünüyle kaydettik ve açıklanması gereken yerleri orada açıkladık, yüce Allah’a hamdolsun.

Daha önce de Yâsîn Sûresi’nde (36/12. âyet, 2. başlık ve devamında) mescidlere yürüyerek gitmeye, atılan adımların kötülüklere keffaret olup dereceleri yükselttiğine dair açıklamalar geçmiş bulunmaktadır.

Âyet-i kerimede sözü edilen

“Mele-i A’la”nın melekler olup

“tartışırlarken” lâfzındaki zamirin iki ayrı fırkaya ait olduğu da söylenmiştir. Bununla da aralarından: Melekler Allah’ın kızlarıdır diyenler ile melekler (Allah’tan başka kendilerine) ibadet edilen ilâhlardır diyenler kastedilmektedir.

Buradaki Mele-i A’la’nın Kureyşliler olduğu da söylenmiştir. Bununla onların kendi aralarındaki tartışmaları kastedilmiş olmaktadır. Allah da peygamberini bu tartışmadan haberdar etti.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/sad-68/,https://kutsalayet.de/sad-70/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız