Yıldırımla dolu arabalarınızla buraya gelin, ey Marutlar; tatlı ezgilerle seslenen, mızraklarla silahlı, atlarla kanatlanmış olan siz. Kuşlar gibi yüce besinlerle bize uçun, ey güçlü kudret sahipleri.
Kızıl ya da sarımsı atlarıyla, zafer için arabalarını sürenler onlar; yıldırım tutan kişi altın gibi parlaktır. Arabanın tekerleğiyle yeryüzünü dövmüşlerdir.
Bedenlerinizde kılıçlarınızla güzellik içindesiniz. Nasıl ormanları sarsıyorlarsa, öyle de bizim ruhlarımızı sarsınlar. Ey çok güçlü ve soylu doğmuş Marutlar, sizin için taş da harekete geçti.
Günler sizin etrafınızda döndü ve tekrar geldi, ey özlem duyanlar; bu duaya, bu kutsal tapınmaya. Gotama’lar ilahilerini söyleyerek duada bulundular ve kuyunun kapağını iterek su içtiler.
Sizler için daha önce hiç bilinmeyen bir ilahi, Gotama tarafından söylenmiştir, ey Marutlar. Altın tekerleklerinizle sizleri gördüğünde, demir dişli yaban domuzları gibi dolanıyordunuz.
Size bu taze Soma içkisi coşkuyla akar, ey Marutlar, dua eden birinin sesi gibi. Serbestçe ellerimizden akar, bu adaklar gibi hep akan.
Chat
Sohbet Yükleniyor...