O hâlde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlarsınız?
Diyanet Vakfı
Öyleyken Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
Kurtubi Tefsiri
O halde; Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?
“Çadırlar İçinde örtülerle gizlenmiş huriler vardır” âyetindeki:
“Huriler” lâfzı, çoğuludur. Bu ise gözünün beyazı oldukça beyaz, siyahı da oldukça siyah olan kadın demektir. Bu açıklamalar daha önceden (es-Sâffât, 37/48-49. âyetlerin tefsirinde) geçmiş bulunmaktadır.
“Çadırlar içinde örtülerle gizlenmiş” orada alıkonulmuş ve saklanmış
“huriler vardır.” Yani bu huriler yollarda gezip dolaşan kadınlardan değildir. Bu açıklamayı İbn Abbâs yapmıştır,
Ömer (radıyallahü anh) dedi ki: Oradaki bir çadır içi boşaltılmış incidir. İbn Abbâs da böyle demiştir. Ayrıca İbn Abbâs şöyle demiştir: O çadır, altından doıtbin kapı kanadı bulunan ve bir fersah eninde, bir fersah boyunda bir çadırdır.
et-Tirmizî el-Hakîm Ebû Abdullah yüce Allah’ın:
“Çadırlar içinde örtülerle gizlenmiş huriler vardır” âyeti hakkında şunları söylemektedir: Bize ulaşan rivâyete göre Arg’tan bir bulut yağmur yağdırdı. Huriler rahmet damlacıklarından yaratıldı. Sonra bunların herbirisi üzerine nehirler kıyısında birer çadır kuruldu. Herbir çadırın genişliği kırk mildir ve kapısı yoktur. Allah’ın dostu cennete gireceği vakit çadıra bir kapı açılır. Böylece Allah’ın dostu olan kişi meleklerden ve hizmetçilerden yaratıkların gözlerinin hurilere değmediğini ve yaratılmışların gözlerinden uzak gizli ve saklı olduğunu bilmiş olacaktır. Doğrusunu en iyi bilen Allah’tır,
Önceki iki cennet hakkında da:
“Gözlerini yanlız eşlerine dikmiş huriler vardır.” (56. âyet) diye buyurmuştur. Bunların gözlerini yanlızca eşlerine diktikleri sözkonusu edilmekle birlikte, örtülerle gizlenmiş olduklarından sözetmemektedir. Böylece bu, örtülerle gizlenmiş olanların diğerlerinden daha yüce ve üstün olduklarını ortaya koymaktadır.
Mücahid dedi ki:
“Örtülerle gizlenmiş huriler” yani bunlar kendilerini sadece eşlerine vermiş huriler olup onların yerine başkalarını istemezler.
es-Sıhah’la şöyle denilmektedir: “O şeyi hapsettim, alıkoydum, hapsediyorum, alıkoyuyorum” denilir. -Camide hafızların ve cüz okuyucularının kaldıkları yere- “cami maksurası” denilmesi de buradan gelmektedir. “O şeyi şuna hasrettim” ifadesi de onu aşıp, başkasına ulaşmamak halinde kullanılır. “Dışarı çıkmasına İzin verilmeyen ve evde kalan kadın” demektir. Şair Küseyyir de şöyle demiştir:
“Sen bana kasîre’ olan herkesi sevdirdin;
Yani evden dışarı çıkmayan; kelime aynı zamanda kısa boylu anlamına da gelir
Kasire olanlar ise bunu bilmiyor.
Ben çadırlardaki kasîraları (dışarı çıkmayanları) kastettim; hiçbir zaman,
Kadınların en kötüleri olan kısa boylu ve kısa adımlıları kastetmedim.”
el-Ferrâ’ ilk mısranın son kelimesini:diye zikretmiştir. Bunu da İbnu’s-Sikkît zikretmektedir.
Enes rivâyetle dedi ki: Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) buyurdu ki: “İsrâya götürüldüğüm gece cennette her iki kenarı mercandan çadırlar bulunan bir ırmağın yanından geçtim. Oradan bana: Ey Allah’ın Rasûlü selam sana, diye seslenildi. Ben; Ey Cebrâîl bunlar kimdir? diye sordum, o da şöyle dedi; Bunlar Rabblerinden sana selam vermek üzere izin istemiş huru’l ‘îynden bazı kızlardır. Yüce Allah onlara izin verdi ve onlar da şöyle dedi: Biz ebedi kalanlarız, ebediyyen ölmeyiz. Biz nimet içerisinde olanlarız, ebediyyen sefalet çekmeyiz. Biz hoşnut olanlarız, ebediyyen kızmayız. Şerefli kocaların eşleriyiz.” Daha sonra Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem);
“Çadırlar içinde, örtülerle gizlenmiş huriler vardır” âyetini okudu. Müsned, I, 156 ve Tirmizî, IV, 696, İsrâ’dan ve bu husustaki karşılıklı konuşmalardan söz etmeden, Ali (radıyallahü anh)’dan gelen bir rivâyet olarak kaydetmektedirler. Ayrıca Tirmizî, şunu da eklemektedir: Bu hususta Ebû Hüreyre, Ebû Said ve Enes’ten de rivâyet gelmiştir Onlar korumak ve onlara ikram olmak üzere alıkonulmuş hurilerdir, demektir.
Eşhelli Yezid kızı Esma’dan rivâyete göre o Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’a gelip şöyle demiş: Ey Allah’ın Rasûlü, biz kadınlar hacca gidemiyor, evden dışarı çıkamıyoruz. Evlerinizde oturuyor, çocuklarınızı taşıyoruz. Ecirde size ortak mıyız? Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Şayet kocalarınızla güzelce geçinir, onları hoşnut edecek şeyleri yerine getirirseniz evet.” Beyhaki, Şuabu’l-Îman, VI 421