"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Rahman 61

O hâlde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlarsınız?

Diyanet Vakfı
Öyleyken Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

Kurtubi Tefsiri
O halde; Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?

“İyiliğin karşılığı iyilikten başkası olabilir mi?” âyetindeki; “… mi” dilde dört anlamda kullanılır.

Bazan -muhakkak anlamına gelen: anlamına kullanılır. Yüce Allah’ın:

“İnsan üzerinden, öyle bir süre geçmiştir ki” (el-İnsan, 76/1) âyetinde olduğu gibi.

Yüce Allah’ın: ” Siz de Rabbinizin vaadettiğini gerçek buldunuz mu?” (el-A’raf, 7/44) âyetinde olduğu gibi soru anlamına kullanılır. Bazan da yüce Allah’ın:

“Artık vazgeçtiniz mi?” (el-Mâide, 5/91) âyetinde olduğu gibi emir anlamında…

Bazan da yüce Allah’ın; “Peygamberler üzerinde apaçık tebliğden başka bir görev var mı?” (en-Nahl, 16/35) âyeti ile;

“İyiliğin karşılığı İyilikten başkası olabilir mi?” âyetinde olduğu gibi olumsuzluk halinde; (u ) anlamında kullanılır. İkrime dedi ki: Yani lâ ilahe illallah diyen kimsenin mükâfatı cennetten başkası olabilir mi? İbn Abbâs dedi ki: Lâ ilahe illallah deyip Muhammed (sallallahü aleyhi ve sellem)’ın getirdikleri gereğince amel eden kimseye cennetten başka bir karşılık yoktur, demektir.

Şöyle de açıklanmıştır: Dünyada iyilik yapmış kimseye, âhirette de iyilik yapılmaktan başka bir mükâfat olur mu? Bu açıklamayı İbn Zeyd yapmıştır.

Enes’in rivâyetine göre Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) yüce Allah’ın:

“İyiliğin karşılığı İyilikten başkası olabilir mi?” âyetini okuduktan sonra: “Rabbinizin ne buyurduğunu biliyor musunuz?” diye sormuştur. Ashab: Allah ve Rasûlü daha iyi bilir deyince, Hz. Peygamber buyurdu ki: “Kendisine tevhid nimetini ihsan ettiğim kimseye cennetten başka bir mükâfat yoktur.” et-Tirmizî el-Hakîm, Nevâdiru’l-Usûl, II, 266; Deylemî, Firdevs, IV, 337. Beyhakî, Şuabu’l-îman, I, 372.

İbn Abbâs’ın rivâyetine göre de Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) bu âyet-i kerimeyi okuyup şöyle buyurmuştur: “Yüce Allah buyuruyor ki: Beni tanımak ve beni tevhid etmek nimetini kendisine ihsan etmiş olduğum kimseye mükâfatım, onu rahmetimle cennetime ve kutsal zatımın yakınlığına yerleştirmekten başkası değildir.” Bir önceki nota bakınız. (Cafer) es-Sâdık dedi ki: Ezelde kendisine ihsanda bulunduğum kimsenin üzerindeki iyiliği ebediyyen korumaktan başka bir mükâfatı olur mu?

Muhammed b. el-Hanefiyye ve el-Hasen de şöyle demişlerdir: O iyi kimselerin üzerine de, günahkârların üzerine de serbestçe salınmıştır. Bu da dünyada günahKârlara, âhirette de iyilere serbestçe salınmıştır, demektir.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/rahman-60/,https://kutsalayet.de/rahman-62/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız