"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Rahman 30

O hâlde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlarsınız?

Diyanet Vakfı
O halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

Kurtubi Tefsiri
O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?

“Göklerde ve yerde bulunan herkes O’ndan diler” âyetinin şu anlama geldiği söylenmiştir: Göklerde bulunanlar O’ndan rahmet, yerde bulunanlar da rızık isterler.

İbn Abbâs ve Ebû Salih şöyle demişlerdir: Göklerde bulunanlar O’ndan mağfiret diler rızık dilemez, yerde bulunanlar ise O’ndan her ikisini dilerler.

İbn Cüreyc dedi ki: Melekler yeryüzündekiler için rızık isterler. Buna göre her iki dilek, aynı zamanda hem göktekilerin, hem yerdekilerin yerdekiler için bir isteği olmaktadır. Hadîs-i şerîfte de şöyle denilmektedir: “Meleklerden birisinin dört tane yüzü vardır. Birisi insan yüzü gibidir. O, Âdemoğulları için rızık ister. Birisi arslan yüzü gibidir, o da yırtıcı hayvanlar için Allah’tan rızık ister. Bir yüzü öküz yüzü gibidir, o da Allah’tan hayvanlar için rızık ister. Bir yüzü kartal yüzü gibidir, o da Allah’tan kuşlar için rızık ister.”

İbn Atâ dedi ki: Onlar yüce Allah’tan ibadet edebilme gücünü istediler.

“O her gün bir iştedir” âyeti yeni bir cümledir. ” Her gün” lâfzı zarf olarak nasbedilmiştir. Çünkü daha sonra “bir iştedir” diye buyurmuştur. Ya da “diler” anlamındaki fiilin zarfı olarak nasbedilmiştir. Bundan sonra da; “O bir İştedir” diye okumaya başlanılır.

Ebû’d-Derdâ (radıyallahü anh)’ın rivâyetine göre Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem): “O her gün bir iştedir” âyeti ile ilgili olarak dedi ki: “Bir günahı bağışlaması, bir sıkıntıyı gidermesi, bir toplumu yüceltip bir diğerini alçaltması O’nun işidir.”‘ İbn Hibbân, Sahih, II, 464, İbn Mâce, I, 73; el-Heysemî, Mevâridu’z-Zam’ân, 1, 437, Taberânî, Evsat, 111, 278

İbn Ömer’den, onun da Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’dan, yüce Allah’ın:

“O, her gün bir iştedir” âyeti hakkında şöyle dediğini rivâyet etmektedir: “Bir günahı bağışlar, bir sıkıntıyı açar ve dua eden birisinin duasını kabul eder.” Yakın lâfızlarla İbn Ebi Şeybe; Mûsannef, VII, 163; Taberi, Tefsir, XXVII, 135, İbn Kesîr, Tefsir,IV,274(hepsi Ubeyd b. Umeyr’den)

Hayat vermesi, öldürmesi, aziz kılması, zelil kılması, rızık vermesi ya da engellemesi hep O’nun işidir. Bir diğer görüşe göre bununla yüce Allah’ın dünya ve âhiret günlerindeki İşini kastetmiştir. İbn Bahr da şöyle demiştir: Zamanın tümü iki gündür. Birisi dünya günlerinin süresidir, diğeri ise kıyâmet günüdür. Yüce Allah’ın dünya günlerindeki işi emir, yasak, hayat vermek, öldürmek, bağışlamak ve alıkoymak suretiyle denemek ve sınavdan geçirmektir. Kıyâmet günündeki işi ise, amellerin karşılığını vermek, hesaba çekmek, mükâfatlandırmak ve cezalandırmaktır.

Bir diğer görüşe göre, bununla dünya günlerinin her birisindeki işine dair haber verilmektedir, denilmiştir. Bu da açıkça anlaşılan bir husustur.

Sözlükte;

“İş” pek büyük hadise ve durum demektir. Çoğulu: …diye gelir. Burada da tekil lâfız ile kasıt çoğuldur. Yüce Allah’ın:

“Sonra da sizi bir bebek olarak çıkartır.” (el-Mu’min, 40/67) âyetinde olduğu gibi, (tekil olan bebek lâfzı ile bebekler denilmek istenmesi gibi)dir.

el-Kelbî de şöyle demiştir: Onun işi takdirlerini zamanlarına doğru yöneltmektir.

Amr b. Meymun yüce Allah’ın:

“O her gün bir İştedir” âyeti hakkında şöyle demiştir: Yaşayan birisini öldürmesi, rahimlerde dilediklerini bırakması, zelil birisini aziz kılması, aziz bir kimseyi de zelil kılması O’nun işlerindendir.

Emirlerden birisi bir vezirine yüce Allah’ın:

“O her gün bir iştedir” âyeti hakkında soru sormuş, o da bunun manasını bilememiş. Ertesi güne ona mühlet vermiş. Üzüntülü bir şekilde evine dönmüş, siyahi bir kölesi ona: Bu durumun ne? diye sorunca, o da durumunu haber vermiş. Ona şöyle demiş: Emire geri dön, bu âyeti ona ben açıklayacağım demiş. Bunun üzerine emir onu çağırınca şu cevabı vermiş: Ey emir! Onun işi geceyi gündüze bitiştirmek, gündüzü geceye bitiştirmek, ölüden diriyi çıkarmak, diriden ölüyü çıkarmak, hastaya şifa vermek,.sağlıklı birisini hasla kılmak, afiyette olana bela vermek, belalı olana afiyet vermek, zelil bir kimseyi aziz kılmak, azil bir kimseyi sclil kılmak, zengin birisini fakir, fakir birisini zengin kılmaktır. Bunun üzerine emir kendisine; Beni sıkıntıdan kurtardın, Allah da seni sıkıntıdan kurtarsın, diyerek vezirin üzerindeki elbisenin çıkartıhp köleye giydirilmesini emretmiş. Bunun üzerine köle: Efendim demiş, işte bu da Allah’ın İşlerindendir.

Abdullah b. Tahir’den rivâyete göre o el-Huseyn b. el-Fadl’ı çağırmış ve ona şöyle sormuş: Üç âyetin anlamını çıkartamadım. Onları bana açıklaman için seni çağırmış bulunuyorum. Birisi yüce Allah’ın:

“Ve o pişmanlardan oldu.” (el-Mâide, 5/31) âyetidir. Halbuki pişmanlığın teybe olduğu sahih olarak sabittir. Diğeri yüce Allah’ın:

“O her gün bir iştedir” âyetidir. Halbuki sahih rivâyetle sabit olduğuna göre kalem, kıyâmet gününe kadar olacak bütün şeyleri yazmış ve mürekkebi kurumuştur. Üçüncüsü ise yüce Allah’ın;

“İnsan için çalıştığından başkası yoktur.” (en-Necm, 53/39) âyetidir. O halde iyiliklere kat kal mükâfat verilmesi nasıl olur?

el-Huseyn (b. el-Fadİ) şöyle dedi; O ümmette pişmanlığın tevbe olarak görülmemesi, bu ümmette ise tevbe olarak değerlendirilmesi mümkündür. Çünkü yüce Allah, diğer ümmetlerin ortaklığının sözkonusu olmadığı birtakım özellikleri bizim bu ümmetimize vermiş bulunmaktadır. Bir diğer görüşe göre de Kabil’in o pişmanlığı Habil’i öldürdüğünden dolayı olmayıp, onu (mezar kazmayı bilmediğinden ötürü) bir süre taşımasından dolayı idi.

Yüce Allah’ın:

“O her gün bir iştedir” âyetine gelince, buradaki işlerden kasıt, açığa çıkardığı işlerdendir. Yoksa bu işleri yapma kanaati onda sonradan hasıl olduğundan dolayı değildir. Yüce Allah’ın;

“İnsan için çalıştığından başkası yoktur” (en-Necm, 53/39) âyetine gelince, onun da anlamı şudur: Adaletin ölçüsü gereği onun için çalıştığından başkası yoktur. Bununla birlikte ilahi lütfumun gereği olarak bire karşılık, ona bin ile mükâfat vermek hakkımdır. Bunun üzerine Abdullah kalkıp el-Huseyn’in başını öptü ve haracını ona bağışladı.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/rahman-29/,https://kutsalayet.de/rahman-31/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız