O hâlde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlarsınız?
Diyanet Vakfı
Şimdi Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?
Kurtubi Tefsiri
O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?
“O iki denizden inci ve mercan çıkar.” Yani topraktan tane, saman ve hoş kokulu bitkiler çıktığı gibi, sudan da inci ve mercan çıkar.
Nâfî ve Ebû Amr
“çıkar” anlamındaki fiili “ye” harfini ötreli, “re” harfini üstün, meçhul bir fiil olarak: ” Çıkarılır” diye okumuşlardır. Diğerleri ise “ye” harfini üstün, “re” harfini ötreli olarak: “Çıkar” diye ve öznesi “inci…” olmak üzere okumuşlardır.
Yüce Allah
“o iki denizden” diye buyurmaktadır. Halbuki bunlar (inci ve mercan) tatlı sudan değil, tuzlu sudan çıkarlar. Çünkü Araplar (konuşmalarında) iki ayrı cinsi bir arada sözkonusu ecmekle birlikte, daha sonra onlardan birisi hakkında haber vermektedirler. Yüce Allah’ın şu âyeti da (bu yönüyle) böyledir:
“Ey cin ve insanlar topluluğu içinizden size… peygamberler gelmedi mi?” (el-En’am, 6/130) Halbuki gelen peygamberler sadece insanlardandır, cinlerden gelmemiştir. Bu açıklamayı el-Kelbî ve başkaları yapmıştır.
ez-Zeccâc şöyle demiştir: Yüce Allah her iki denizi sözkonusu etmekle birlikte, onlardan herhangi birisinden bir şey çıkıyor ise, bu ikisinden çıkıyor, demektir. Bu yönüyle yüce Allah’ın şu âyetine benzemektedir:
“Gormezmisiniz ki Allah yedi göğü nasıl tabaka tabaka yaratmış, onlar arasında ayı bir nûr kılmış…” (Nûh, 71/15-16) Halbuki ay, dünya semasındadır. Bununla birlikte yedi semayı da birlikte sözkonusu etmiştir. Âdeta o semalardan birisinde bulunan hepsinde bulunmuş gibidir.
Ebû Ali el-Fârisî de şöyle demiştir: Bu, muzafın hazfedilmesi kabilindendir. “O ikisinden birisinden” takdirindedir. Yüce Allah’ın:
“Bu Kur’ân iki kasabadan büyük bir adama indirilmeli değil miydi?” (Zuhruf, 43/31) âyetine benzemektedir ki, iki kasabadan birisinden bir adama… demektir.
el-Ahfeş Saîd de şöyle demiştir: Bazıları incinin tatlı sudan çıktığını iddia etmişlerdir. Bir diğer görüşe göre kasıt, her iki denizdir. Bunlardan birisinden inci, diğerinden mercan çıkar.
İbn Abbâs; Bunlar göğün ve yerin denizleridir. Göğün suyu denizin sedefine düşecek olursa, o inci olarak meydana gelir ve böylece her ikisinden çıkmış gibi olur, demiştir. et-Taberî’de böyle demiştir.
es-Sa’lebî ise şöyle demektedir: Bana naklolunduğuna göre bir çekirdek, bir sedefin içinde bulunuyor idi. Yağmur bu çekirdeğin bir bölümüne isabet ederken, bir bölümüne isabet etmedi. Yağmurun isabet ettiği yer inci oldu, diğer bölümü ise çekirdek olarak kaldı.
Bir diğer açıklamaya göre tuzlu ve tatlı su birbiriyle kavuşabilir. O durumda tatlı su, tuzlu suya bir çeşit aşı gibi olur, İşte çocuğun anne tarafından doğurulmuş olmakla birlikte hem erkeğe, hem de dişiye nisbet edilmesi gibi burada da her ikisine nisbet edilmiştir. Bu bakımdan şöyle denilmiştir: İnci ancak bir yerden, tatlı ve tuzlu suyun kavuştuğu yerden çıkar.
Denildiğine göre mercan” büyük incilerdir. Bu açıklamayı Ali ve İbn Abbâs -Allah ikisinden de razı olsun- yapmıştır. İnci bunların küçükleridir. Yine her ikisinden bunun aksi bir rivâyet te gelmiştir. Buna göre inci büyük olanlarına, mercan da küçük olanlarına denilir. ed-Dahhâk ve Katade de böyle demişlerdir.
İbn Mes’ûd ve Ebû Mâlik de mercan kırmızı boncuktur demişlerdir.