Ve Allah’ın ahdini, sağlam sözleşmeden sonra bozanlar, Allah’ın birleştirilmesini emrettiği şeyi koparanlar ve yeryüzünde bozgunculuk çıkaranlar; işte onlar için lanet vardır. Ve onlar için yurdun en kötüsü vardır.
Diyanet Vakfı
Allaha verdikleri sözü kuvvetle pekiştirdikten sonra bozanlar, Allahın riayet edilmesini emrettiği şeyleri (akrabalık bağlarını) terk edenler ve yeryüzünde fesat çıkaranlar; işte lanet onlar içindir. Ve kötü yurt (cehennem) onlarındır.
Kurtubi Tefsiri
Allah’a verdikleri sözü andlarıyla sağlamlaştırdıktan sonra bozanlar, Allah’ın bitiştirilmesini emrettiği şeyi koparanlar, yeryüzünde fesad çıkaranlar (var ya)! İşte lanet de onlaradır, yurdun kötüsü de onlaradır.
Yüce Allah ahdini yerine getirenleri, emrini bitiştirip ifa edenleri söz konusu edip onların mükâfatlarını da zikrettikten sonra
“Allah’a verdikleri sözü andlarıyla sağlamlaştırdıktan sonra bozanlar…” âyeti ile de onların aksini söz konusu etmektedir.
“Ahdin bozulması (misak’ın nakzedilmesi)” Allah’ın emrinin terk edilmesi demektir. Akıllarını ihmal etmeleri anlamında olduğu da söylenmiştir. Bunlar yüce Allah’ı tanımak üzere akıllarını kullanıp düşünmeyen kimselerdir.
“Allah’ın bitiştirilmesini emrettiği şeyi” akrabalık bağlarını ve bütün peygamberlere îman etmeyi
“koparanlar, yeryüzünde” küfür ve masiyetleri işlemek suretiyle
“fesad çıkaranlar (var ya)! İşte lanet” yani ilâhî rahmetten kovulmak ve uzaklaştırılmak
“de onlaradır, yurdun kötüsü” yani dönülecek kötü yurt -ki o da cehennemdir-
“de onlaradır.”
Sa’d b. Ebi Vakkas dedi ki: Kendisinden başka ilâh olmayan Allah’a yemin ederim ki burada sözü geçenler Harurî’lerdir (Haricîlerdir.)