"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Orucun Kazası

Ramazan orucunu değişik günlerde kaza yapmak caizdir, bunun yanında peş peşe kaza yapmak daha güzeldir. Bu görüşe İmam Mâlik, Ebû Hanîfe, Sevrî, Evzâî, İmam Şâfiî ve İshak sahip olmuştur. Çünkü Yüce Allah’ın:
“(…tutamadığı günler kadar) diğer günlerde kaza eder.” (Bakara Suresi: 184)
buyruğunun mutlak manası bunu ifade etmektedir. Ayette “peş peşe tutulmasına” dair mukayyet bir hüküm gelmemiştir.

el-Muvaffak der ki: Şayet Hz. Âişe’nin; “peş peşe günlerde tutarak kaza eder…” şeklinde nazil olduğunu ve sonradan da buradaki “peş peşe” lafzının düştüğüne¹³⁰ dair rivayetine gelince; bu durumda bizler, bu rivayetin sahih olarak sabit olmadığını; şayet sahih de olsa kendisiyle delil getirilen o lafzın düşmüş olacağını cevap olarak söyleriz.

Nafile oruç tutmak isteyen kimsenin ise bu orucunu tamamlaması güzeldir; ama vacip değildir. Şayet bu nafile orucu bırakacak olursa, bunun kazası yoktur. Bu, İmam Ahmed’in mezhebinin, Sevrî’nin, İmam Şâfiî’nin ve İshak’ın görüşüdür. Müslim’in, Hz. Âişe’den yaptığı nakle göre, kendisi:

“Ey Allah’ın Resûlü! Bize hays yemeği¹³¹ hediye edildi, onu senin için sakladık.” deyince Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem):
“O nedir? Getirin bakalım.” buyurdu. Ben de onu getirdim ve bir müddet sonra Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem):
“Ben oruçlu idim.” buyurdu.¹³²

Nesaî şu rivayeti ilave etmiştir:
**”Nafile oruç tutan kimsenin misali, malından sadaka çıkarıp veren adama benzer. İsterse onu çıkarıp verir, isterse de kendisinde tutar.”**¹³³

Ebû Hanîfe ve İmam Mâlik ise bu orucuna devam etmesi gerekir ve bir özrü olmadığı sürece de tutmaya devam eder. Şayet özrü olup da bozacak olursa, onu kaza eder. İmam Mâlik’ten gelen görüşe göre, bunu kaza etmesi gerekmez, demiştir.

Bu orucu kaza etmesini vacip sayanlar, Hz. Âişe’den şu rivayeti gerekçe göstermişlerdir:
**”Biz oruçlu iken Hafsa ile bana bir hediye getirildi. Biz de orucumuzu bozduk. Sonra Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) odaya girdi. Kendisine: ‘Ey Allah’ın Resûlü! Bize bir hediye getirildi, onu canımız çekti ve orucumuzu bozduk.’ dedik. Bunun üzerine Allah’ın Resûlü (sallallahu aleyhi ve sellem): ‘Size günah yoktur, (ama) onun yerine başka bir gün oruç tutunuz.’ buyurdu.”**¹³⁴

Onların bu aktardıkları haberin sabit olmadığı ve bunun yanında müstehap olduğuna hamledildiği şeklinde cevap verilmiştir.

Kim eğer —Ramazan kazası, muayyen ya da mutlak bir adak veyahut kefaret orucu gibi— vacip olan bir orucu tutmuş olur da ondan çıkacak (yarıda bırakacak) olursa, bu caiz olmaz. Çünkü adağı kesin olarak tayin eden (muayyen adakta bulunan) kişi, o oruca başladığını kendisine vacip saymış olmaktadır. Muayyen olmayan da ona devam edeceğini tayin etmiş oluyor ve bu şekliyle de o adağı bir tür kendisine tayin edilmiş bir farz kılmış oluyor ki, bunda da —Allah’a hamdolsun— bir ihtilaf yoktur.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/hasta-ve-yolcunun-orucu-tutmamasi/,https://kutsalayet.de/cocuk-oruc-tutmaya-guc-yetirebiliyorsa/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız