Ortak sayılan cariyenin cima etmesinin haram olduğu noktasında ilim ehli arasında bir ihtilafın olduğunu bilmiyoruz. Çünkü buradaki cima, nikahsız olarak başkasının mülkünde meydana gelmiş anlamına gelir ki,
Yüce Allah, bunu başkasının mülkünde ve nikahında helal kılmamıştır. İlim ehli, bu durumda o köleye had cezasının vurulmasını gerekli görmemişlerdir; zira cima edenin de bu cariyesi, kendisine ait bir mülkü sayılmaktadır.
Bu durumda şüphe söz konusu olacağından had cezası da uygulanmaz. Ebu Sevr ise ona had cezasını vacip saymıştır. Çünkü yaptığı, haram bir cimadır ve tazir cezası alacağında da şüphe yoktur. Sonra bu, iki durumda hali de değildir:
1) Efendisinden hamile kalmamış olması durumu ki, o vakit ikisine ait mülk olarak kalır ve erkeğin de mehr-i misil vermesi gerekli olur,
2) Cariyenin hamile kalması durumu. İşte o zaman cima eden adamın ümmü veledi olur, cariye ortağının mülkünden çıkar ve adam cariyenin kıymetinin yarısını ödemek zorunda kalır. Çocuk ise hürdür ve babasının nesebine ilhak olur.