Ölümün kesinleştiğini görecek olursa, bu durumda onu kıbleye doğru çevirir ve gözlerini de kapatır. Bu noktada Ümmü Seleme’den gelen rivayete göre, o şöyle demiştir: “Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem), hayatını kaybeden Ebu Seleme’nin yanına girdi. Onun gözü açık kalmıştı, bunun üzerine gözünü kapadı. Ardından şöyle buyurdu: ‘Şüphesiz ruh kabzedildiği vakit, artık göz onu izler.'”
Bir ip parçasıyla başından olmak üzere, sakal altından çenesinden genişlemesine bağlaması da müstehaptır. Çünkü ölünün göz ve ağzı açık kalacak olur da kapatılmayacak olursa soğuyana değin açık kalıverecektir. Bu durumda da çirkin bir görüntü oluşturmuş olacak, ağzından bir böceğin ya da yıkarken suyun girmesinden de emin olunmayacaktır. Karnı şişmesin diye de karnının üzerine bir demir ya da benzeri bir eşya koyulur. Bunu da ona en yakın olan birisinin, gücü nisbetinde en nazik bir şekilde yapması müstehap sayılmıştır.
Ölümü kesinleşince, cenaze ve defin işlerini hızlandırmak müstehap görülmüştür. Çünkü bu, daha doğru olan ve onu bozulmaktan muhafaza eden en etkili işlemdir. Bunun yanında meyyitin cesedinin bozulması gibi hakkında korkulmaması ya da insanlara meşakkat vermemesi söz konusu olduğunda ise insanların cenaze namazına katılarak kendisine dua etmelerini beklemek ve bir cemaatin toplanmasını sağlamak için bir süreye kadar bekletilmesinde bir sakınca yoktur.
Ölüp ölmediği hakkında şüpheye düşecek olursa, bu durumda ölüm emarelerine itibar eder. Mesela; ayaklarını uzatıp salmasına, ellerini bırakmasına, burnunun düşmesine, yüz derisinin solup, yanaklarının çökmesine bakar. Şayet birden ölecek olursa bu durumda öldüğünden emin olana değin, zikri geçen alametlerin gelişmesini bekler. Onun varsa borcunun ödenmesinde acele eder. Şayet borcunun ödenmesi hemen mümkün olmaz ise onun adına varislerinin ya da başkasının kefil olması müstehap olur. Bu hususta, Ebu Katade’nin yaptığı gibi yapar. Nitekim Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’in yanına bir cenaze geldiğinde ve bir borcunun olup olmadığını sorduğunda, ashabın “Evet var.” demeleri üzerine; “Öyleyse arkadaşınızın cenazesini kıldırın.” buyurdu. Bunun üzerine Katade: “Ey Allah’ın Resulü! Borcunu ben üzerime alıyorum, sen cenazesini kıldır.” dedi.
Vasiyetinin bir an önce gerçekleştirilmesi ve neticede vasiyet ettiği şeylerin karşılığının da ehline nail olması için o kefilin acele davranması da müstehaptır.