Ölü sahiplerine taziyede bulunmak müstehaptır. el-Muvaffak der ki: Bu konuda ihtilaf edeni bilmiyoruz sadece Sevri; Defnedildikten sonra taziye müstehap olmaz; çünkü artık işin sonuna gelinmiş demektir, demiştir.
“Taziye’den maksadın; cenaze sahiplerine bir tür esenlik ve baş sağlığı dilemek, haklarını yerine getirmek, bu vesileyle onlarla bir yakınlaşma (bağı) kurmak ve defnedilmeden önce olduğu gibi, sonrasında da bir ihtiyaca katkı sunmak” olduğu şeklinde cevap verilmiştir.
İmam Ahmed, zimmilere taziyede bulunma ve onları ziyaret etme hususunda tevakkuf etmiştir; bu hususta iki tane görüşü yer almaktadır:
Onları ziyaret etmediğimiz için dolayısıyla taziyede de bulunamayız. Çünkü Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Yahudi ve Hıristiyanlar’a (söze) selam vererek başlamayınız.” Taziye de bu manada ele alınır.
Onları ziyaret edebiliriz. Zira bu minvalde Enes’in rivayetine göre, O, şöyle demiştir: “Yahudilerden bir çocuk hastalanmıştı, derken Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) onu ziyaret için yanına vardı, başucuna oturdu, ona ‘Müslüman ol!’ diye telkinde bulundu. Bunun üzerine (çocuk) başucunda bulunan babasına bir göz atıp (babası da) ona (haydi) ‘Ebu’l-Kasım’a itaat et!’ deyince, çocuk müslüman oldu. Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) ise: ‘Benim vesilemle bu çocuğu ateşten kurtaran Allah’a hamdolsun.’ buyurdu.” İşte bu şekilde onlara taziye edebiliriz.