Göklerde ve yerde bulunanların ve kanatlarını açmış kuşların Allah’ı tesbih ettiğini görmedin mi? Her birinin duasını ve tesbihini Allah bilmiştir. Allah onların yaptıklarını bilendir.
Okunuşu ve Kelime Anlamı
E lem tera (görmedin mi) ennallâhe (şüphesiz Allah’ı) yusebbihu (tesbih eder) lehû (O’nu) men (kim varsa) fis-semâvâti (göklerde) vel-ardi (ve yerde) vet-tayru (ve kuşlar) sâffâtin (kanatlarını açmış hâlde) kullun (her biri) kad alime (elbette bilmiştir) salâtehû (duasını/namazını) ve tesbîhahû (ve tesbihini) vallâhu (ve Allah) alîmun (bilendir) bimâ (şeyleri) yef’alûn (yaptıkları).
Mukatil Tefsiri
Görmedin mi, yani bilmedin mi ki göklerdeki melekler, yerdeki mümin insanlar ve cinler Allah’ı anarlar. Kanatlarını açmış kuşlar da O’nu tesbih ederler. Göklerde ve yerde bulunanların her biri, melekler ile mümin cinler ve insanlar kendi namazlarını bilmişlerdir. Sonra Yüce Allah, Tesbihini de, buyurdu; yani insan ve cin kâfirleri dışında her yaratılmış varlık kendi diliyle Allah’ı anar. Allah onların yaptıklarını bilendir.
Taberi Tefsiri
Yüce Allah, peygamberi Muhammed’e şöyle buyurmaktadır: Ey Muhammed, kalp gözünle bakıp da göklerde ve yerde bulunan melek, insan ve cinlerin Allah için dua ettiklerini bilmedin mi? Kanatlarını açmış kuşlar da havada O’nu tesbih ederler. Her birinin duasını ve tesbihini Allah bilmiştir. Eğer, “Senin açıklamana göre tesbih de duadır; öyleyse niçin ikisi ayrı ayrı zikredildi?” denilirse, şöyle cevap verilir: Dua Âdemoğulları için, tesbih ise yaratılmışların geri kalanı içindir; bu sebeple ikisi birbirinden ayrılmıştır. Tefsir ehli de bu hususta bizim söylediğimize benzer şeyler söylemiştir. Bunu söyleyenlerin zikri: Muhammed b. Amr bana rivayet etti, dedi ki: Bize Ebu Âsım rivayet etti, dedi ki: Bana İsa rivayet etti. Haris de bana rivayet etti, dedi ki: Bize Hasan rivayet etti, dedi ki: Bize Verka rivayet etti; her ikisi İbn Ebu Necih’ten, o da Mücahid’den Göklerde ve yerde bulunanlar ve kanatlarını açmış kuşlar O’nu tesbih ederler. Her biri duasını ve tesbihini bilmiştir sözü hakkında rivayet etti. Mücahid dedi ki: Dua insan içindir, tesbih ise bunun dışındaki yaratılmışlar içindir. Kasım bize rivayet etti, dedi ki: Bize Hüseyin rivayet etti, dedi ki: Bana Haccac, İbn Cüreyc’den, o da Mücahid’den Göklerde ve yerde bulunanların ve kanatlarını açmış kuşların Allah’ı tesbih ettiğini görmedin mi? Her biri duasını ve tesbihini bilmiştir sözü hakkında rivayet etti. Mücahid dedi ki: Duası insanlar içindir, tesbihi ise genel olarak her şey içindir. Her biri duasını ve tesbihini bilmiştir sözü birkaç şekilde yorumlanabilir. Bunlardan biri şudur: Duasını ve tesbihini sözündeki zamir “her biri” ifadesine ait olur. Buna göre sözün yorumu şöyle olur: Onlardan dua ve tesbih eden her birinin duasını ve tesbihini Allah bilmiştir. Bu durumda “her biri”, duasını ve tesbihini ifadesinde kendisine dönen zamirle merfu olur; bu zamir de “duası” kelimesindeki zamirdir. Diğer bir yorum şudur: Dua ve tesbihteki zamir yine “her biri”ne aittir ve “her biri”, bilmiştir fiilinde kendisine dönen zamir sebebiyle merfudur; bilmiştir fiilinin faili de “her biri” olur. Buna göre sözün yorumu şöyle olur: Onlardan dua ve tesbih eden her biri, kendisine yüklenen ve zorunlu kılınan kendi duasını ve tesbihini bilmiştir. Bir diğer yorum ise, dua ve tesbihteki zamirin Allah’a ait, bilmenin ise “her biri”ne ait olmasıdır. Buna göre sözün yorumu şöyle olur: Tesbih eden ve dua eden her biri, Allah’ın kendisine yüklediği duayı ve O’nu nasıl tesbih edeceğini bilmiştir. Bu üç anlam içinde sözün zahirine en uygun olanı birinci anlamdır; yani dua ve tesbih eden her birinin duasını ve tesbihini Allah bilmiştir. Allah onların yaptıklarını bilendir sözüyle Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: Allah, onlardan dua ve tesbih eden her birinin ne yaptığını bilendir. Onların itaat veya isyan türünden hiçbir fiili O’na gizli kalmaz. Allah bütün bunları kuşatmıştır ve onların hepsine yaptıklarının karşılığını verecektir.
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…