Sana, kendilerine kitaptan bir pay verilmiş olanları görmedin mi? Onlar sapıklığı satın alıyorlar ve sizin de yoldan sapmanızı istiyorlar.
Okunuşu ve Kelime Anlamı
E lem tera (görmedin mi) ile’l-lezîne (o kimselere ki) ûtû (verildi) nasîben (bir pay) mine’l-kitâbi (kitaptan) yeşterûne (satın alıyorlar) ed-dalâlete (sapıklığı) ve yurîdûne (ve istiyorlar) en (ki) tadillû (sapmanız) es-sebîl (yoldan)
Mukatil Tefsiri
“Kendilerine Kitaptan bir pay verilenler” ifadesi, Tevrat’tan bir nasip ve pay verilen kimseler anlamındadır.
“Sapıklığı satın alıyorlar” ifadesindeki satın alma, tercih etme anlamındadır. Burada kastedilenler Yahudilerdir. Bunlar arasında Yahudi âlimlerinden İsbığ ve Râfi‘ b. Huraymile de bulunmaktadır.
Onlar, Muhammed’e peygamber olarak gönderilmeden önce iman etmeyi bırakıp, onun gönderilmesinden sonra onu yalanlamayı tercih ettiler. İşte “sapıklığı satın alıyorlar” ifadesinin anlamı budur.
“Sizin de yoldan sapmanızı istiyorlar” buyruğu ise, kendilerinin hidayeti terk ettikleri gibi sizin de doğru yolun amacını şaşırmanızı ve hidayetten uzaklaşmanızı istemeleri anlamındadır.
Bu ayet, Abdullah b. Übey ile Mâlik b. Duhşum hakkında nazil olmuştur. Yahudiler onları Yahudilik dinine çağırmış, İslâm sebebiyle onları ayıplamış ve İslâm’dan soğutmaya çalışmışlardı.
Taberi Tefsiri
Tefsir ehli, Yüce Allah’ın “Sana, kendilerine kitaptan bir pay verilmiş olanları görmedin mi?” buyruğunun anlamı hakkında ihtilaf etmiştir. Bir grup bunun anlamının “Sana haber verilmedi mi?” olduğunu söylemiş, diğer bir grup ise “Bilmedin mi?” demiştir. Bu husustaki doğru görüş şudur: Ey Muhammed! Kalbinle ve ilim yoluyla kendilerine kitaptan bir pay verilmiş olanları görmedin mi? Çünkü haber ve bilgi, gözle görülen bir görme meydana getirmez. Burada kastedilen, ilim yoluyla gerçekleşen kalp görüşüdür.
“Kendilerine kitaptan bir pay verilmiş olanlar” buyruğunun anlamı, Allah’ın kitabından bir nasip verilmiş ve onu öğrenmiş olan kimselerdir. Rivayet edildiğine göre Allah burada, Resûlullah’ın hicret yurdunun çevresinde yaşayan Yahudilerden bir topluluğu kastetmiştir.
Katâde şöyle demiştir: “Bunlar Allah’ın düşmanları olan Yahudilerdir; sapıklığı satın aldılar.”
İkrime ise bu ayetten “Kelimeleri yerlerinden değiştirirler” (Nisâ 46) buyruğuna kadar olan kısmın Yahudi Rifâa b. Zeyd b. Sâib hakkında indiğini söylemiştir.
İbn Abbas’tan rivayet edildiğine göre Rifâa b. Zeyd b. Tâbût Yahudilerin ileri gelenlerinden biriydi. Resûlullah ile konuştuğu zaman dilini eğip büker ve: “Bizi dinle ey Muhammed, seni anlayalım!” derdi. Sonra İslam’a dil uzatır ve onu kötülemeye çalışırdı. Bunun üzerine Allah: “Sana, kendilerine kitaptan bir pay verilmiş olanları görmedin mi? Onlar sapıklığı satın alıyorlar…” buyruğundan “Onlar ancak pek az iman ederler.” (Nisâ 46) buyruğuna kadar olan ayetleri indirmiştir.
“Onlar sapıklığı satın alıyorlar” buyruğunun anlamı şudur: Kendilerine kitaptan bir pay verilmiş olan Yahudiler sapıklığı tercih etmektedirler. Bu, hak yolun dışında bir yolu seçmek, doğru ve isabetli yolu terk etmektir. Onlar doğru yolu ve hakkı bilmelerine rağmen bunu yapmaktadırlar. Allah’ın onları sapıklığı satın almakla nitelemesinin sebebi, Muhammed’i yalanlamaları ve ona iman etmeyi terk etmeleridir. Halbuki ellerindeki kitaplarda onun sıfatını bulmuşlar ve ona iman edip tasdik etmenin hak yol olduğunu öğrenmişlerdi.
“Ve sizin de yoldan sapmanızı istiyorlar” buyruğunun anlamı da şudur: Kendilerine kitaptan bir pay verilmiş olan bu Yahudiler, ey Muhammed’in ashabı ve ona iman edenler, sizin de doğru yoldan ayrılmanızı istemektedirler. Yani hak yolun açık caddesinden uzaklaşıp Muhammed’i yalanlamanızı ve kendileri gibi sapıklığa düşmenizi arzu etmektedirler.
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…