Necaseti gideren su, o yerden ayrılmakla necasetin şeklini alıyor ya da o yerin temizliğinden önce değişiyorsa bu durumda necis sayılır (ve temizlememiş demektir). Çünkü su, necaset sebebiyle değişmiştir; yahut da pislikle az dahi olsa karıştığı için necis olmuştur. Şayet o pis bölgeyi yıkadıktan sonra suyun şeklini değiştirmemiş bir şekilde ondan ayrılacak olursa, eğer o bölge yer ise bu durumda bir rivayete göre temizdir. Çünkü Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) idrar yapan bir bedevinin o idrarının üzerine bir kova su dökerek temizlenmesini emretmiştir; ki bu şekilde idrarın bulunduğu o yerin temizlenilmesini istemiştir. Şayet ayrılan pis sayılsaydı, yerde yayılan o suyla onu da pis etmiş olurdu.
Eğer o bölge, yer değil de başka bir şey olsaydı, bu durumda iki görüş söz konusu olurdu:
En doğrusu; bunun temiz olduğu yönündedir. Bu, Şafü mezhebinin görüşüdür. Çünkü temiz hükmü verilen bir şeyle o bölgeden ayrıldığı için temiz sayılır. Zira ayrılan bölüm, bitişik olanın bir kısmını almış demektir. Bitişik kısmı ise temizdir. Aynı şekilde bitişik olmayıp ayrı olan da öyle olmuş olur.
İkincisi ise; bunun pis olduğu yönündedir. Bu da Ebu Hanife’nin görüşüdür. Çünkü bu su az olduğu için necis olan o bölgeyle içi dışlı olmasıyla pis olmuştur.