Şüphesiz biz sizi yakın bir azapla uyardık. O gün kişi, ellerinin önden gönderdiği şeyi görür ve kâfir: “Keşke toprak olsaydım!” der.
Okunuşu ve Kelime Anlamı
İnna enzernakum (şüphesiz biz sizi uyardık) azaben kariba (yakın bir azap ile), yevme yenzuru’l-mer’u (o gün kişi bakacak) ma kaddemet yedahu (ellerinin önden gönderdiği şeye), ve yekulu’l-kafiru (ve inkârcı diyecek ki): ya leyteni (ah keşke ben) kuntu turaba (toprak olsaydım).
Mukatil Tefsiri
Allah onları yeniden korkutarak yakın bir azaptan sakındırmıştır. Buradaki yakın azap, dünyada Bedir günü öldürülmeleri ve geçmiş ümmetlerin helâk edilmesi gibi cezalardır. Ona “yakın” denilmiştir; çünkü dünya azabı ahiret azabından daha yakındır.
Daha sonra Allah tekrar kıyamet gününden söz ederek:
O gün kişi ellerinin önden gönderdiği şeylere bakacak
buyurmuştur. Günahkâr insan amellerini dağ gibi siyah bir halde karşısında görecektir.
Kâfir ise:
Keşke ben toprak olsaydım!
diyecektir. Bunun sebebi şudur: Allah kıyamet günü bütün vahşi hayvanları ve yırtıcıları bir araya toplayacak, onların birbirlerinden haklarını alacaktır. Hatta boynuzsuz hayvanın hakkı boynuzlu hayvandan alınacaktır. Sonra onlara:
“Toprak olun!”
denilecektir. Bunun üzerine hepsi toprak olacaktır. Kâfir de, vahşi hayvanlar ve yırtıcılar gibi sonunda toprağa dönüşebilmek için, dünyada bir domuz olmuş ve sonra toprak olmuş olmayı temenni edecektir.
Taberi Tefsiri
Allah Teâlâ şöyle buyurmaktadır: Ey insanlar! Biz sizi yaklaşmış ve yakınlaşmış bir azapla uyardık. Bu azap, kişinin dünyada elleriyle işlediği hayır ve şer amelleri karşısında bulacağı gündür. Mümin o gün dünyada yaptığı iyilikleri görür, onların sevabını umar; işlediği kötülükleri görür, onların cezasından korkar.
Tefsir ehli de bunu böyle açıklamıştır. Hasan-ı Basrî, “O gün kişi, ellerinin önden gönderdiği şeyi görür” ayeti hakkında şöyle demiştir: “Buradaki kişi mümindir; küçük günahlardan sakınır, büyük günahlardan korkar.” Bu açıklama Hasan’dan çeşitli rivayet yollarıyla nakledilmiştir.
“Kâfir de: ‘Keşke toprak olsaydım!’ der” buyruğu ise, Allah’ın kâfirler için hazırladığı azabı gördüğünde kâfirin duyacağı pişmanlığı anlatmaktadır. O, hayvanlar gibi toprağa dönüştürülmüş olmayı temenni edecektir.
Bu konuda Abdullah b. Amr’dan şu rivayet nakledilmiştir: Kıyamet günü yer dümdüz edilir, bütün hayvanlar, binekler ve vahşi hayvanlar bir araya toplanır. Sonra hayvanlar arasında kısas uygulanır. Boynuzsuz koyunun hakkı, ona vurmuş olan boynuzlu koyundan alınır. Hayvanlar arasındaki kısas tamamlanınca Allah onlara: “Toprak olun!” buyurur. İşte o zaman kâfir: “Keşke ben de toprak olsaydım!” der.
Ebû Hureyre’den rivayet edildiğine göre Allah bütün yaratıkları; hayvanları, kuşları ve insanları diriltip toplar. Sonra hayvanlara ve kuşlara: “Toprak olun!” buyurur. Bunun üzerine kâfir: “Keşke ben de toprak olsaydım!” der.
Ebû Hureyre’den Resûlullah’tan nakledilen bir rivayette şöyle denilmiştir: “Allah cinler, insanlar ve hayvanlar arasında hükmünü verir. Hatta boynuzsuz hayvanın hakkını boynuzlu hayvandan alır. Birbirlerinde hiçbir hak kalmadığında Allah onlara: ‘Toprak olun!’ buyurur. İşte o sırada kâfir: ‘Keşke ben de toprak olsaydım!’ der.”
Katâde ise ayeti şöyle açıklamıştır: “Bu sözü söyleyen kişi, helâke sürüklenmiş, kusur işlemiş ve aciz kalmış olan kimsedir. Amellerinin bütün ayıpları ortaya çıkmış, Rahmân’ın huzuruna O’nun gazabına uğramış olarak çıkmıştır. Bu yüzden o gün ölümü temenni eder. Oysa dünyada iken ölümden daha çok nefret ettiği hiçbir şey yoktu.”
Ebû’z-Zinâd Abdullah b. Zekvân’dan gelen rivayette ise şöyle denilmektedir: İnsanlar arasında hüküm verildikten ve cehennemliklerin cehenneme gönderilmesine karar verildikten sonra mümin cinlere ve Âdemoğulları dışındaki diğer ümmetlere: “Toprak olun!” denilir. Kâfirler onların toprağa dönüştürüldüğünü görünce: “Keşke ben de toprak olsaydım!” derler.
Süfyân da bu ayeti şöyle açıklamıştır: “Hayvanlara ‘Toprak olun!’ denildiğinde kâfir de: ‘Keşke ben de toprak olsaydım!’ der.”
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…