Ve sıkışıp yoğunlaşan bulutlardan bol bol akan bir su indirdik.
Okunuşu ve Kelime Anlamı
Ve enzelnâ (ve indirdik) mine’l-mu’sırati (sıkışmış bulutlardan) maen (bir su) seccaca (bolca akan).
Mukatil Tefsiri
Yani peş peşe gelen, bolca dökülen yağmur indirdik. Allah rüzgârları gönderir; onlar dünya semasında bulunan rızık denizinden suyu alırlar. O denizde bir damla su kaldığı sürece kıyamet kopmaz. Bunun delili Allah’ın şu buyruğudur:
Rızkınız ve size vaat edilen şey göktedir. (Zâriyât 22)
Rüzgâr gelir, bulutları harekete geçirir ve onları bir araya toplar. Sonra yağmur yağar. Rüzgâr ve yağmur birlikte bulutların arasından çıkar.
Taberi Tefsiri
Allah Teâlâ’nın “Sıkışıp yoğunlaşanlardan su indirdik” buyruğunda geçen “mu‘sırât” kelimesinin anlamı hakkında tefsir ehli ihtilaf etmiştir.
Bir kısmı bunun esişleriyle bulutları sıkan rüzgârlar olduğunu söylemiştir.
İbn Abbas şöyle demiştir: “Mu‘sırât rüzgârlardır.”
İkrime, ayeti “Mu‘sırât ile su indirdik” şeklinde okur ve bunun rüzgârlar olduğunu söylerdi.
Mücahid de şöyle demiştir: “Mu‘sırât rüzgârdır.”
Katâde şöyle demiştir: “Bazı kıraatlerde ‘Mu‘sırât ile su indirdik’ şeklindedir. Mu‘sırât rüzgârlardır.”
İbn Zeyd de şöyle demiştir: “Mu‘sırât rüzgârlardır.” Ardından şu ayeti okumuştur: “Rüzgârları gönderip bulutları harekete geçiren O’dur…” ve ayetin devamını zikretmiştir.
Diğer bazı âlimler ise bunun yağmur yüklü bulutlar olduğunu söylemişlerdir. Henüz yağmurunu boşaltmamış, fakat yağmurla dolmuş bulutlar kastedilmektedir. Bu, hayız vakti yaklaşmış fakat henüz hayız görmemiş kadına “mu‘sır” denilmesine benzetilmiştir.
Süfyân şöyle demiştir: “Mu‘sırât bulutlardır.”
İbn Abbas şöyle demiştir: “Bulutlardan.”
Rebî‘ b. Enes de: “Mu‘sırât bulutlardır” demiştir.
Başka bazıları ise bunun gök anlamına geldiğini söylemişlerdir.
Hasan-ı Basrî şöyle demiştir: “Mu‘sırât göktür.”
Katâde şöyle demiştir: “Göklerden.”
Başka bir rivayette de Katâde: “Gökten” demiştir.
Taberî’ye göre doğru görüş şudur: Allah Teâlâ, su ile dolup yağmur vermeye hazır hâle gelen bulutlardan yağmur indirdiğini haber vermektedir. Çünkü zikredilen üç görüş arasında en doğru olanı budur. Rüzgârların içinde su bulunmaz; su onlardan değil, onlar vasıtasıyla gelir. Eğer kıraat “Mu‘sırât ile indirdik” şeklinde olsaydı rüzgâr anlamı uygun olabilirdi. Fakat kıraat “Mu‘sırât’tan indirdik” şeklindedir. Bu da burada kastedilenin su taşıyan bulutlar olduğunu göstermektedir.
Her ne kadar göğün kastedilmiş olması mümkün görünse de, yağmurun doğrudan bulutlardan inmesi daha yaygın ve bilinen bir durumdur. Bu sebeple ayetin anlamı bulutlardan indirilen yağmur olarak anlaşılmalıdır.
“Bol bol akan su” buyruğuna gelince; Allah Teâlâ bununla ardı ardına dökülen ve sürekli akan suyu kastetmektedir. Bu, kurbanlık hayvanların kanlarının akıtılması için kullanılan “sebk etmek, dökmek” anlamındaki ifade gibidir.
Tefsir ehli de bunu bu şekilde açıklamıştır.
İbn Abbas, “Bol bol akan su” hakkında şöyle demiştir: “Dökülüp akan su.”
Başka bir rivayette İbn Abbas şöyle demiştir: “Gökten dökülüp akan su.”
Mücahid şöyle demiştir: “Dökülüp akan.”
Katâde şöyle demiştir: “Sürekli dökülen.”
Rebî‘ b. Enes de: “Dökülüp akan” demiştir.
Süfyân ise: “Ardı ardına gelen” demiştir.
Bazıları ise burada “çok su” anlamının kastedildiğini söylemiştir.
İbn Vehb’den gelen rivayette şöyle denilmiştir: “Bol su.”
Ancak Taberî, Arap dilinde “seccâc” kelimesinin asıl anlamının çokluk değil, sürekli ve peş peşe dökülmek olduğunu belirtmiştir. Nitekim Peygamber’in: “Haccın en faziletlisi acc ve seccdır.” hadisinde geçen “secc”, kurbanlıkların kanlarının akıtılması anlamındadır. Araplar “Kanını akıttım” anlamında “ثججت دمه” derler. Bu sebeple ayetteki anlam, sürekli ve bol şekilde dökülen yağmurdur.
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…