"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Mutaffifin 17

Sonra onlara: ‘İşte bu, sizin yalanlamakta olduğunuz şeydir’ denilecektir.

Okunuşu ve Kelime Anlamı
Summe (sonra) yukalu (denilir) haza (işte bu) ellezi (o şeydir ki) kuntum (siz oldunuz) bihi (onu) tukezzibun (yalanlıyordunuz)

Mukatil Tefsiri
Cehennem ehline şöyle denilecektir: İşte sizin yalanladığınız şey budur. Cehennemin bekçisi Mâlik onlara şöyle seslenir:

“İşte yalanlamakta olduğunuz ateş budur.” (Sebe 42)

ve:

“Bu bir büyü müdür, yoksa görmüyor musunuz? Girin ona! İster sabredin ister sabretmeyin, sizin için birdir. Siz ancak yaptıklarınızın karşılığını görmektesiniz.” (Tûr 15-16)

İşte: Sonra onlara: “İşte sizin yalanladığınız şey budur.” denilecektir, buyruğunun anlamı budur.

Taberi Tefsiri
Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: Daha sonra bu yalanlayıcılara şöyle denilecektir:

“İşte bugün içinde bulunduğunuz bu azap, dünyada iken yalanladığınız azaptır. Size onun geleceği haber verildiğinde inkâr ediyor, gerçekleşmeyeceğini söylüyordunuz. Şimdi ise onun içine girdiniz ve onu bizzat tadıyorsunuz.”

Bu söz, onların dünyadaki inkârlarına karşı bir kınama ve azarlamadır. Çünkü onlar hesap gününü, dirilişi ve cehennem azabını yalanlamışlardı. Kıyamet günü geldiğinde ise inkâr ettikleri şeyle yüz yüze bırakılacak ve kendilerine:

“İşte sizin yalanladığınız gerçek budur.”

denilecektir.

Böylece bu ayetlerde kâfirlerin üç büyük cezası zikredilmiştir:

Rablerinden perdelenmeleri ve O’nun ikramından mahrum bırakılmaları.
Cehennem ateşine girmeleri.
Dünyada yalanladıkları azabın içinde olduklarının yüzlerine vurulması.

Bu üç ceza, daha önce geçen “Onu ancak her haddi aşan günahkâr yalanlar” (Mutaffifîn 12) ve “Hayır! Bilakis işledikleri günahlar kalplerini paslandırmıştır” (Mutaffifîn 14) ayetlerinde anlatılan inkâr ve günahlarının karşılığı olarak zikredilmiştir.

Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…

https://kutsalayet.de/mutaffifin-16/,https://kutsalayet.de/mutaffifin-18/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız