"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Münadale akdi ve şartları

Münadale; “nôdôle” kelimesinin masdar şeklidir. Ok atışına girmek, ok atıcılık müsabakası yapmak anlamına gelmektedir. Atıcılık “nadl” diye isimlendirilmiştir, nitekim tastamam bir ok, nadl anlamına gelir ve okun atılmasıyla da nadl işi (ok müsabakası) icra edilmiş olur. Ok atan şahsa naddôl, karşılıklı ok yarışına da münôdale denilmektedir. Bu akdin sıhhat şartları sekizdir:

Birincisi: Ok atma sayısı ve miktarı demek olan “rişk” miktarının belli olması. Rişk: Ok atma miktarı, reşk ise bizzat atma demektir.

İkincisi: Vurulan hedef sayısının malum olması… Fakat seyrek olarak isabet durumunun, sanki tüm atışları isabet etmiş yahut onda dokuzunu vb. isabet etmiş gibi sayıp şart koşulması caiz olmaz. Çünkü zahiren bu mevcut olmadığından dolayı, maksat gitmiş olur.

Üçüncüsü: Yarışmaya katılan iki atıcının, attıkları sayıda, hedef tutturma niteliğinde ve diğer atış durumlarında eşit konumda olmaları gerekmektedir.

Dördüncüsü: Hedefe yaptıkları isabet atışını, atış vasfına uygun yapmaları.

Beşincisi: Hedef miktarının (sıfatının) malum olması… Nitekim hedeften kasdedilen, ona isabet edilmesidir. Çünkü isabet etme durumu, hedefin geniş ve dar olmasına göre farklılıklar arz eder.

Altıncısı: Atış mesafenin bilinmesi… Çünkü isabet etme durumu yakın ve uzak oluşuna göre değişiklik arz eder. Bu hal üzere anlaşacak olurlarsa, o zaman caiz olur. Ancak normal durumlarda isabet etmenin mümkün olmadığı uzak bir mesafeyi belirlemeleri doğru değildir; zira maksat bu şekilde ortadan kalkmış olur.

Yedincisi: Atıcıların belirlenmesi… Zira bir müphemliğin söz konusu olması halinde bu akit geçerli olmaz. Çünkü bu yarışmadan maksat, atıcının bizzat kendisinin başarısını görmektir, yoksa genel olarak atıcı başarısını görmek değildir. Ok yahut yayın belli olması şart değildir. Tayin edilmiş olursa da bunun tayini yoktur; çünkü maksat başarılı olup kazanan şahsın bilinmesidir. Bu ise yalnız atıcının farklı olmasıyla söz konusu olur, yoksa ok ile yayın farklı olmasıyla olmaz. er-Rühan’da ise müsabakaya katılan hayvanların belli olmasına bakılır, ama binicilerin belli olması şart değildir. Çünkü bu müsabakadan kasıt, binicinin atılganlığı değil, atın koşması ve becerisidir. Şayet filan ok yahut filanca yaydan başkasıyla atıcılık yapılmayacak veyahut filan biniciden başkası binip de yarışmayacak diye iki taraf şart koşacak olurlarsa, bu şartlar fasit sayılır. Zira bu şartlar, akdin muktezasını nefyeder.

Sekizincisi: Müsabaka’nın isabet etme noktasında baş göstermesi… Şayet taraflar: “Kim, daha uzağa ok atarsa, ödül de onundur.” derlerse bu, caiz olmaz. Çünkü maksat, okun hedefe isabet etmesidir, yoksa daha uzak mesafeye atmak değildir.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/musabaka-akdinde-yer-alan-muhallil/,https://kutsalayet.de/mevat-nedir/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız